Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

İSKENDER PALA'NIN AŞK ANLAYIŞI

Üç harf beş noktaydı alemi sıra dağlar üzerinde sabit kılan kuvvetin, zayıf bedenlere hediyesi. Pala’nın kalemi aşkın bedenine değene kadar, o kadar yalın ve çıplaktı ki tariflerin üzeri. Divan edebiyatımızın cumhuriyetimizdeki son temsilcisi Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk’ın satırlarına “ Ben aşık oldum biliyorum insanların kınayışlarını” sözcüklerini dökerken, Aşk’ın sırtına sümbül kaftanını geçiriyordu. Pala’nın Aşk’ı elbette günümüz çocuklarının basit aşk oyunlarına benzemiyordu . O; “Gerçek Aşk gizli olandır” diyerek söylenebilecek tüm sözleri dört cümlecikle özetliyordu.

Öyleki üstad tüm yapıtlarında, aşkın büyüsünü ; duyguların düşüncelere hakim olmasıyla anlatmaya başlar. Birçok eserinde düşüncelerin duyguları yönlendirdiği aşkları yalancılıkla itham ederken, aşkın olduğu yerde aklın yerinin olmayacağının altını çizmektedir aslında. Kays’ın dilinden “Tanrım beni akıl endişesinden uzak eyle; ve beni her an aşk ile içli dışlı yap” derken kimbilir belki de kalpleri sevda ile dolu aşıkların, benliklerini ve bencilliklerini eritmelerini tarif etmektedir. Pala tüm yapıtlarında aşkı madde ile mananın savaşında kaldığı uçurumun kenarından kurtararak, elinden tutar ve ait olduğu yere taşır . “Cennet ile cinnet arasında bir hareke farkı var ya hani” dizeleri yer bulurken Ah Minel Aşk’ ta işte tamda bu noktada mananın aşkının, maddenin aşkına gelebe geldiğinde oluşacak Cennetin, bir harf kadar yakın olduğunu gözler önüne sermektedir.

Pala’nın aşk tahlillerinde bir başka önemli argüman ise aşkın gizliliğinin verdiği aşikar tebessümdür. O kadar basit ifade ederki bunu ;
“Öyle ki, sevgili gizli bir hazinedir de bilinmesi aşığı kıskandırır” der bir eserinde. Hatta “Şimdiki gençler galiba gizli kalması gerekeni açık ettikleri ( ne ayıp!...) ve sevgililerinin adlarını dillendirmekle kalmayıp aradaki macerayı da başkalarıyla paylaştıkları için aşkın gülümseyişlerini ve zenginliklerini ıskalıyorlar” diyerek, aşığın sevgilisinin adını gecenin en siyahında umudun bittiği yerde dahi, gizlediğini aktarmaktadır bize. Pala’nın gizlediği ve gecenin karanlığına hapsettiği asla bir otoritenin baskısından saklanmak zorunda kalan bir aşk hikayesi değildir. Tam tersi Pala’nın yazılarında aşkın ifadesi tam anlamıyla bir başkaldırıdır. Mir’at eserinde aşkın gizliliğine verdiği değeri katmerlendirir adeta “Hani Leyla’ya sormuşlar, sen mi daha büyük aşıksın, yoksa Mecnun mu ? diye. Elbette ben daha büyük aşığım diye cevap vermiş. Çünkü ben aşkımı kimseye söylemedim; o ise bir dağ delisi gibi davrandı, sevgimizi dillere düşürdü.” O, “Ne din, ne yasalar yasaklamamıştır aşkı yürekler Allah’a aittir çünki” diyecek kadar açık sözlü, aynı zamanda bir diğer eserinde “Hiç bir din yasaklamamıştır aşkı, hiçbir bilge yahut öğreti de. Ama biz kendimize yasaklamışız nedense” diyebilecek kadar devrimcidir. Ne bir harfini paylaşamadığı aşıklısının adından, ne de aşkını özgürce haykırabilmekten ödün vermez Pala.

Divan edebiyatımızın son kalesi, sevgiyi aşka çeviren rolü “Aşkın en güzel tezahürü bakışlardır” demek suretiyle bakışlara verir. Gözgü kitabında “Aşk, aşığın gönül toprağında filizlenecek bir sarmaşıktır.İlk bakış, bu sarmaşık tohumunun aşık gönlüne ekilmesinden ibarettir” satırlarını paylaşır okurlarıyla Ardından bir diğer eserinde “Ancak sevginin aşka dönüştüğü an, sevenin sevgili yüzünü göz ile gördüğü andır” diyerek; Kays’ın Leyla’yı, Ramin’in Veys’i, Hüsrev’in Şirin’i ancak göz ile gördükleri anda, aşıkın maşukuna beslediği sevginin yerini aşka terkettiğini aktarır bizlere.
Pala aşkın başlamasına yol açan görme hadisesini aktarmasının üzerininden çok geçmeden de bakışla gönüllere girenin dokunuşla bozulmaması için uyarır neslimiz gençliğini ve “Aşk bakmakla güzelleşir konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur” der Divane Güzeller’de. Gencin üzerine giydiği ve maşukunun üstüne biçtiği haya elbisesinin parçalanmaması için şeytanın ayartmalarına dur demek gerektiğini vurgular bizlere. Açıkken gözbebeklerimize yerleşen, gözyumduğumuzda gönlümüze sızan sevgiyi muhafaza etmemizin yollarını anlatır.

Pala’nın üzerini çizdiği bir başka gerçek ise aşkın karşılık beklemediğidir. Bunu en belirgin olarak Kitab’ı Aşk’ında şöyle ifade eder
“İsterler ki Allah aşkı seven ile sevilen arasında eşit bölüştürsün... Oysa Aşk bu demek değildir. Seveni sevmek kolaydır marifet o sevmediği zamanda sevebilmektir.” Tekrar tekrar hazmedilerek okunması gereken bir uyarıdır aslında bu. Marifeti farkedebilen ve aşkın girdabına düşenler bilirler ki ; kanayan aşk yarası yanmaya devam ettikçe, ham olan pişmeye mahkum olacaktır. Aşka isyanın, kişinin yüreğinin darlığından meydana geldiğini daha nasıl anlatabilirdi ki bizlere. Adem ile Havva’dan başlayan aşıklar listesinde kendi adlarının da yer almasını isteyen aşıkların, birbirinden devralması gereken sevdanın zorluklarını sürer önümüze Pala. “Aşk iğnesi ile dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş, hayatı aşka bölünce hayat çogalır ; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır” dizeleriyle de Kırk Güzeller Çeşmesinde sözlerini şu ifadelerle bağlar “Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebed olur ; aşk kayıp giderse dünyadan ebed kıyamet olur ; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur.”

Aşka methiyeler dizer üstad. Eflatuna yapmış olduğu aşk tarifinden dolayı sen yanlışsın aşk artmaz eksilmez bir duygu değildir demekten çekinmez ve sorgular; “Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün”. Aşkı devamlı çoşan, kabaran ve büyüyen sürekli güçlenen bir duygu olarak tanıtır Ayine adlı eserinde . Mirat’ta ise aşk kelimesinin bir diğer anlamını sunar “sevgide ölçüyü aşmak, sınırın ötesine geçmektir Aşk”. Bu nedenle her sevginin aşkın yerini alamayacağını ifade eder aslında. Aşk olmak isteyen sevginin, geçmesi gereken merhaleleri aktarır ve bu merhalelerin sonunda aşığı maşukta kaybeder, seven ile sevileni aynileştirerek seveni sevilende yok ederek, sevilenin kimliğine bürüründürür.Ve son sözünü söyler: “Asıl olan Aşktır gerisi vesairedir.”


Tevfik YAZICILAR

22/11/2008

 

 

 

 

 

İskender PALA ile ilgili Diğer Başlıklar

 


Yorumlar

avatar BAHAR
0
 
 
SİZİ GÖNÜLDEN KUTLUYORUUM MÜKEMMEL BİR YAZARSINIIIIZ...
Salı 06 Nisan 2010, 20:15
Gönderiyi Cevapla
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Merve
0
 
 
keşke İskender Pala ile tanışma imkanı bulabilsem... Onu tanımadan önce Aşk'a inanmıyordum hiç.. "Gerçek aşk, gizli olandır." iyi ki varsınız.. Sevgiler..
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.