Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

ŞAİRİN KANMADIĞI ÇEŞME-İ CAN

Divan şiiri deryasına daldırıp kalemimizi,  şairin -aşığın- gözünden sevgiliye baktığımızda en çok tasvir edilen temlerin başında sevgilinin dudağının bulunmakta olduğunu görüyoruz. Sevgilinin her uzvu gibi dudağı da aşığı şevklendiren, ümitsizliğe sevk eden, hayale daldıran, usandıran, uslandıran bir parçası; en önemlisi Asıl’ın gölgesi, onun ateşi ve suyudur.
 Sevgili dudağı-lebi- “ zerre, gonce, nokta, mahrem, hiç, la’l, sır, serab, rü’ya, ma’na…” gibi teşbihlerle anlatılan bir imkânsızdır.
Şair sevgilinin dudağını öyle tasavvur eder ki, o erişilmesi imkânsız bir vuslat; şaire hayat bağışlayacak bir ab-ı hayattır; Mesiha-demdir; şair hayatın çemberinde dolaşır, ancak hayat kaynağından yudumlamak istemez. Vuslatın kendisi, vuslatın hayalinden daha lezzetli değildir.
 Sevgilinin dudağında taşıdığı ab-ı hayat, tılsımını tadılana kadar korur; merhemini sunmaya başlayınca tılsımı kaybolan bir çiçek gibi siyaha çalar ömrü. “Güzelim, o ateşli şaraplarını ağız ağız sunma; bu güzel namını yaman eyleme!”* der aşık:

Akîk-i lâlini sunma dehân dehân güzelim
Bu yahşı nâmını etme yamân yamân güzelim*

Sevgili bazen, dudak kadehinden ağyara şarap sunup, aşığını acıların, ıstırabların en derin kuyusuna atar.
“Nedendir bu âşık dururken, düşmanına o la’li akıtmak? Bu zayıf aşığın katline böyle karar vermek nedendir?”*

Ben dururken gayriye lâ’lün revân vermek neden
Katline ben nâ-tüvânın böyle cân vermek neden*
 

Bazı zaman ki, gönül yarasının merhemidir, dermanıdır; eğer derman olmak dilemezse sevgili işte o an ölmüştür âşık.

   Eylesin lâ’linin dermân dil-i bîmâre meded
   Dostlar işte ben öldüm bana bir çâre meded (Bâkî)


Dudakları hep alıp hiç vermeyen daima kana benzer ki, ziyan olsun. Bu alıp vermemeler aşığın ömrünü kurutmuştur.

                        
Dükân açmış lebin alır u vermez
Ziyân olsun hemîşe kâne benzer (Kadı Burhanettin)


“Her canlıyı bir tek öpücükle bin yıl yaşatan; o ağızlarıyla yaşam şarabı sunanlar; zamanı atlarcasına geçmek isterler.”*

Her âdemi bir bûsede bin yıl yaşatırlar
Sâkîlerimiz tayy-ı zamân eylemek ister*

Sevgili ağzı, çağlayan bir mana cennetinin kilidi; açıldığında gül kokusunun taşındığı bir lezzet deryası… Konuşmadan sözün ardına işaret eden gösterge… Dudak denen zerrenin ardındaki ezeli şefkat şarabından yudumlaya yudumlaya geçmiştir şair dil-i kuyunumuzdan.
O âşık ki, sevgili ardındaki Sevgili’yi; gölge ardındaki Nur’u görerek geçmiştir asırlar sütunundan. Biz de geçtik aşığın gözünün perdesinin ucunda terleyen katrelerin yangınından…

                                                                                                                                                                                             nergihan yeşilyurt


Sözlük:
Akîk: bunaltıcı sıcak.
Dehân: ağız.
Na-tüvan:zayıf,kuvvetsiz.
Revân: giden, akan.
Bîmâre: hasta
Hemîşe: daima
Tayy-ı zamân: zamanı atlarcasına geçme.

Dip not:
1.PALA, İskender, Kronolojik Divan Şiiri Antolojisi, L&M, İstanbul,2003 Ekim.
2.DİLÇİN, Cem, “Divan Şiirinde Gazel” Türk Dili Divan Şiiri Özel Sayısı-II, TDK, Ankara, s.136–139

Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.