Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF
AKBANK’IN ÖNÜNDE ARMUT AĞACI

İstanbul’da Karaköy Meydanı’nda, Akbank’ın önünde bir armut ağacı var. Her bahar çiçek açar, meyve verir. Kimi-kimsesi, arayanı soranı yoktur. Olgunlaşmadan dökülen meyveleri ara-sıra dibinde oturan ayakkabı boyacılarının tepesine düşer.

Onu oraya kim dikmiştir? Nasıl gelişip serpilmiş, böyle güzelleşmiştir? Yapraklarının üzerinden bugüne kadar kaç metreküp zehirli gaz, kurum geçmiştir? Bütün bunlar bir yana. Şehrin her yanını masa üzerinde kesip biçen eller gün geçmiyor ki Karaköy Meydanı’nı delik deşik etmesinler. Caddeler açılıyor, kapanıyor; alt üst geçitler inşa ediliyor, binalar yıkılıyor, yapılıyor, saltanat tacını elbirliği, gönül hoşluğu ile başına geçirdiğimiz arabalar uğruna her zillete katlanıyoruz.

Armut ağacı yıllardır meydanda olup-bitenleri gözlüyor. Dozerlerin kepçeleri, çelik tırnaklarını zaman zaman köklerinin uçlarında gezdiriyor. Yanından yöresinden henüz ergenliğe varmış küçük fidanlar tutuklanıp götürülüyor, çiçek tarhları bozuluyor, yeşil alan diye yapılan el kadar sahalara asfalt dökülüp bir iki arabaya daha park yeri açılıyor.

Armutçuk yaprağının yeşilini parlatadursun, küçümen meyvelerine kaskatı kesilmiş toprağın üzerine betonlar, asfaltlar dökülerek nefesi kesilmiş toprağın derinliklerinden iki yudum su emerek taşımaya çalışsın, dibinde gölgelenenlere kol-kanat gersin kimseler onu fark etmiyor. Haydi meydanın mahşeri andıran kalabalığı neyse, ya o bankaya her sabah gelip her akşam giden insanlar. Ne olurdu içlerinde bir genç kız, başını sevda dumanı kaplamış bir delikanlı, bir olsun selam verse, şöyle bir gülümsemiş olsa.

Önünde dikilip durduğu bankanın varlığı, yani kağıt paranın itibarî değeri, yani bir hisse senedi gibi görülmeye dayanamıyor. Bir süs bitkisi değil o. Ne Kanada kavağı, ne de akasya. Cetleri asalet unvanı taşımıyor ama her uzvu ile halis armut ağacı olduğunu ispat edebilir.
Oracıkta insanların haline bakıp duruyor. Analar ellerinden tuttukları çocukları hoyratça çekip götürüyorlar. İşportacılar yerlere tükürüyor, uğultudan kimsenin ne dediği anlaşılmıyor. Şehrin insanları “ağaç” diyorlar sadece, “balık” diyorlar.

Evet, “çocuk” diyorlar sadece, bir numara çeviriyorlar, bir amblem istiyorlar, bir slogan.

Plancılar yeşil alanları yeşile boyuyorlar, çevreciler oturdukları modern teknolojinin koltuklarında mayışarak dumansız yakıt, zararsız deterjan istiyorlar. Onların bütün korkusu alışkanı oldukları “yalancı cennet”e bir gün gelip “elveda” diyecekleridir. Balkonlarda büyüyen çocuklar tavuklardan korkarken, ihtisas alanı dışında kalanlar buğdayla arpayı ayırt edemezken, kim bakar Akbank’ın önündeki armut ağacına?!Varsın kendisi hayatın hakikatini apaçık bir ayet olarak dört mevsim haykırıp dursun.

Şehre lazım olan bu gerçeğin üzerine örtülmüş o mahut “bilimsel esrar” ile uğraşıp durmaktır. Yumurta ile tavuk arasında bulunan doğal ilişki, nasıl oldu da gelip banka ile armut arasına ilişiverdi?

Mustafa Kutlu/ Arka kapak Yazıları



Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.