Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

DOĞU MEKTUPLARI / Lady MONTAGU

Türkçesi : Murat Aykaç ERGİNÖZ / Yalçın Yayınları / 1. Basım Şubat 1996

_ALBAY_ın Notu:  Kitap Lady MONTAGU'nun 16 Ocak 1717 ile 31 Ekim 1718 tarihleri arasında istanbula yaptığı ziyaret esnasında sevdiklerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor.

* Rahip Conti'ye Edirne 1 Nisan 1717 / " Köyler öylesine yoksul ki, yalnızca kuvvet zoruyla gerekli olan şey zorla alınabilmekte. Yeniçerilerin onların yoksulluklarına karşı acıma duymadıkları doğrudur; kime ait olduğunu sormadan, ellerine geçirdikleri tüm kümes hayvanlarıyla koyunları öldürüyorlardı. Zavallı hayvan sahipleri dövülmek korkusuyla haklarının geri verilmesini istemeye cesaret edememektedirler. Yeni doğmuş kuzular, yumurtlayan hindilerle kazlar, hepsi ayrım gözetmeksizin öldürülüyordu. Sürüsünden umudu kesildiğinde, çoban Melibee'nin yakınışlarını duyduğumu sanıyordum. Paşaların yolculukları sırasında işler daha da kötüleşiyordu; zorbalar köylülere ait olan şeylerin içinde iyi olan şeyleri yemekle yetinmiyorlar, kendileriyle kalabalık maiyetleri tıkabasa karınlarını doyurduktan sonra, köylülere etlerini yemek onurunu vermek suretiyle, dişlerini kullanmak ve eskitmek karşılığı bir ödenti olan " diş parası" adını verdikleri bir şeyi isteme utanmazlığını gösteriyorlardı. Bu tamıtamına ve görüldüğü kadar saçma ve çok bilinen gerçek bir olay. Böylesine bir barbarlığa bizim dinimiz kadar, onların dini de izin vermezken, askeri bir hükümetin doğal kokuşmuşluğu bu işte."      Sy: 34

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF

ANIPOLİTİK

Gecen gün Fatih KANLI ile bir telefon görüşmesi yaptım. Telefonda canının sıkkın olduğunu, siyaset adı altında şahsiyetsizlik yapan insanlarla yüzleşmiş olmanın canını gerçekten sıktığını belirttikten sonra müsait olabilirsem akşam bir iki muhabbet edip edemeyeceğimizi sordu. Neden olmasın dedikten sonra akşam 20:00 da Fatih, Edirnekapı da Kariye Pembe Köşkte buluşmak üzere sözleştik. Kariye Camii karşısında ( Malesef bugün müze olarak kullanılmaktadır.) teşkilattan arkadaşlarımızın işlettiği cafeye doğru yola çıkarken Mustafa BİTİŞ ile de buluştuk.

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF

KAVGAMIZ : DÜZENE ÇEKİDÜZEN / Rauf TAMER

Bir memlekette suçluyu yakalayıp adalete teslim etmek faşist yöntem fakat yakalanmış suçluyu salı vermek ilerici uygulama... Yine bir memlekette, bünyeye uygun yerli doktrinleri arayıp bulmak çağdışı davranış fakat bünyenin reddettiği yabancı akımları  çılgın gibi alkışlamak çağdaş davranış.Tersine dönen bu çarka şaşmamalı.  Sy: 143

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF

COPLARIN ASKERLERİ / Rıza MÜFTÜOĞLU

Aynı ülkenin çocuklarıydık ama vuruşuyorduk.  Sy: 5

Aslında hepimiz bir siyasi partinin mensubu olmaktan çok Türk milletinin milli refleksleri içersinde yer alan insanlardık. Bu milli refleksin elemanlarıydık. Kendimize en yakın MHP yi görmüştük. Ancak MHP nin yönetimine kim gelmiş, yönetimden kim uzaklaştırılmış bizi pek ilgilendirmemişti. Sadece Türkeş bizim için önemliydi. Partinin programı ve tüzüğünü de okumuş olan yoktu. Ancak Marksistlerle fikir mücadelesi yapma noktasında olduğumuz için Marksizmi en az Marksistler kadar biliyorduk. İdeolojik birikimimiz çoktu. Ama halka sunacak siyasi paketler ya yoktu ya da biz bunlarla fazla ilgilenmiyorduk.  Sy:41

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF

TROYA’NIN DÜŞÜŞÜ / Peter ACKROYD / Yapıkredi yayınları 2008 / Çeviren Mehmet H.DOĞAN

“ Beni Homeros okuyan bir kadın olduğum için istiyorsun sanıyordum.”  “Bir bakıma öyle. İşte bunun için evli sayılırız. Fakat yazgı denen şeyde var., Sophia. Yaşam kadar sert ve umarsız.”  Sy:9

Her gece diz çökün, Homerosun savaşcıları gibi, savaş versin diye Tanrı’ya dua edin. Nerede bir savaş varsa, orada birşeyin kıtlığı vardır.  Sy: 15

“ Troya’ya doğru yelken alıyoruz. ”     “ Vatandan uzağa yelken alıyoruz.”  “ Vatan burada. Benimle. Ben senin vatanınım.”  Sy: 16

“Su yeryüzündeki en eski şey.” Diyordu. “Ama hiç yaşlanmıyor. Her dem taze, her dem yenilenen.”  Sy: 28

Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 > 16
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.