ÖLÜM HÜKMÜ / MAURİCE BLANCHOT (Kabalcı yay. 1999)
• Sanırım ölümü daha dürüst ve gerçek olmaya zorlamaktan hoşlanıyordu. Ölümü soylu olmaya mahkum etmişti Sy:25
• Öğrenmemek,bilmemek, anlamamak ve unutmak için bir zaman vardır. Sy:51
• Ama kural bu ve ondan kurtulmak imkansız. Düşünce ortaya çıkar çıkmaz onu sonuna dek izlemek gerekir. Sy:56
• Kişi “nedenler” e girdiği zaman, tökezlemeye başlar çünkü bir tane yeterli olabilecekken çok fazla nedeni vardır Sy:63
• Onu sevdim ve yalnızca onu sevdim ve olup biten her şey olmasını istediğim için oldu ve yalnızca onu gördüm. Sy:109
1907'de Fransa'da, Saône-et-Loire'da doğdu. Roman, anlatı ve deneme yazarı. Ancak bu türler arasındaki ayrımları ve sınırları ortadan kaldıran bir tarzda yazdı. Georges Bataille'ın kurduğu Critique dergisinde Marcel Arland, Raymond Aron, Fernand Braudel, René Char, Michel Deguy, Michel Foucault gibi yazarlarla çalıştı. Daha çok edebiyat ile dil arasındaki ilişkiyi ele alan denemeleriyle tanınmıştır. Melville, Kafka, Bataille, Sade, Artaud, Proust, Musil ve Nietzsche gibi yazarlar ve Mallarmé, Char, Lautréamont, Rilke ve Hölderlin gibi şairler üzerine incelemeleri vardır. Blanchot'ya göre dil, dış dünyayı, gerçekliği yansıtmanın bir aracı değildir; aksine dil, edebiyatın nesnesi olarak, gerçekliği yıkar. Edebiyatın konusu da gerçekliğin yokluğudur. Dolayısıyla yazma eylemi, kelimelerin içlerinde barındırdıkları ölüm vasıtasıyla yokluk ve hiçliğe varır. Eleştiri ancak eserin özünde var olan sessizliği dile getirebilir. Hayatını bütünüyle edebiyata ve kendine özgü o suskunluğa adamış olan Maurice Blanchot, Bataille, Barthes ve Derrida gibi dilin özünü, yapısını ve sınırlarını tartışarak, yazma eylemini ve edebiyatın sorduğu "soru"yu sorgular.









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar