LALE DEVRİ / Ahmet REFİK*İbrahim paşa memleketin fikri terbiyesine hizmet edecek çalışmalardan geri durmamıştı. Sadrazamın bu gayretini Sultan Üçüncü Ahmed de teşvik etmişti. Padişah ile veziri sayesinde başkentin her köşesinde imar eserleri kendini göstermeye başlamıştı. Bir taraftan yalılar kökler ve bahçeler yapılıyor diğer taraftan mektepler ve kütüphaneler inşa ediliyordu. Sy:81
*Eşkıya İbrahim Paşa’nın cesedini sürüklemeye, Üçüncü Sultan Ahmed’i tahtından indirmeyi bahane olmak için bunu ileri sürmüşler ve derhal İbrahim Paşa’nın boynuna bir ip takarak saray kapısına kadar sürükleyip götürmek istemişlerdir. Daha sonra Paşa’nın boynuna bir ip geçirerek bir atın kuyruğuna bağlamışlar, Divanyolu’ndan sürükleye sürükleye, parçalaya parçalaya, Bab-ı Hümayun önüne bırakmışlar, tekrar “Allah Allah!” diye bağırışarak Etmeydanı’na gelmişlerdir.
Bu sırada sarayda İspirzade huzura çıkmış, isyancıların Padişahı da istemediklerini söylemişti. Sultan Üçüncü Ahmed, sapsarı kesilmişti. Sonra İspirzade’ye : “Peki; bunu bana daha önce niçin söylemediniz ?” demiş hayatına ve çocuklarına dokunulmamak şartıyla saltanatı bırakmaya razı olduğunu beyan etmiştir. Sy:111
*Sultan Üçüncü Ahmed melül bakışlarını kardeşinin çocuğuna yönelterek, titrek ve pür heyecan bir sesle:
— Oğlum! Baban, cennetmekân Sultan İkinci Mustafa Han hazretleriyle ben, sırf vezirlerimize teslim olduğumuz, her işi onlara bıraktığımız için şu senin çıktığın tahttan indik. Sen bizden ibret al. Kendini vezirlerin nüfusu altına sokma. Her şeyi onlara bırakma. Kendin gör ve anla. Bizi berbad ve perişan eden hallerden sakın. Şiddetli fakat adil ol. Allaha ısmarladık. Hayatım ve evlatlarım sana emanettir. Demiş gözleri yaşla dolu, kalbi yaralı, dar koridorlardan şehzadeler dairesinin basit ve karanlık odalarına doğru yürümüştü Sy:112
AHMET REFİK KİMDİR ?
Ahmet Refik Altınay (1881, Beşiktaş - 1937), tarihçi, yazar, şair, Darülfünun tarih müderrisi ve yüzbaşıdır.
Kethüda Ürgüplü Ahmed Ağa'nın oğludur. İlk öğrenimini Vişnezade İlkokulu'nda, orta öğrenimini Beşiktaş Askeri Ortaokulunda ve Kuleli Askeri Lisesi'nde gördü. 1898 yılında Harp Okulu'ndan piyade birincisi olarak mezun oldu. Küçük yaşta teğmen çıktığı için kıtaya gönderilmeyip öğretmen sınıfında bırakıldı. Toptaşı ve Soğukçeşme Askeri Ortaokullarında 4 yıl süre ile Coğrafya Öğretmenliği yaptı. 1902 yılında Harp Okuluna Fransızca, 1908 yılında tarih öğretmeni oldu.
Tercüman-ı Hakikat ve Millet gazetelerinde başyazarlık yaptı. 1909 yılında Erkan-ı Harp Yayın Şubesinde çalışırken Askeri Mecmua'yı yönetti. 1909 yılında kurulan Tarihi Osmani Encümenine üye seçildi. Tarihi araştırmalar için bir kurulla birlikte Fransa'ya gitti. 1912 yılında Balkan Savaşı'nda Askeri Sansür Müfettişi oldu. 1913 yılında gözleri bozuk olduğu için yüzbaşı iken emekliye ayrıldı. 1918 yılında İstanbul Darülfünun Osmanlı Tarihi Öğretmenliğine, 1919 yılında Türkiye Tarihi Müderrisliğine atandı. Türk Tarih Encümeni'nde görev aldı. 1924-1927 yılları arasında bu encümenin başkanlığını yaptı. 1932 yılında I. Tarih Kongresi'ne katıldı. 1933 yılında üniversite öğretmenliğinden kadro dışı bırakıldı. 10 Ekim 1937 tarihinde İstanbul'da 56 yaşında iken zatürreden vefat etti. Mezarı Büyükada'da Tepeköy Mezarlığındadır. 116 eseri vardır.









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar