TROYA’NIN DÜŞÜŞÜ / Peter ACKROYD / Yapıkredi yayınları 2008 / Çeviren Mehmet H.DOĞAN
“ Beni Homeros okuyan bir kadın olduğum için istiyorsun sanıyordum.” “Bir bakıma öyle. İşte bunun için evli sayılırız. Fakat yazgı denen şeyde var., Sophia. Yaşam kadar sert ve umarsız.” Sy:9
Her gece diz çökün, Homerosun savaşcıları gibi, savaş versin diye Tanrı’ya dua edin. Nerede bir savaş varsa, orada birşeyin kıtlığı vardır. Sy: 15
“ Troya’ya doğru yelken alıyoruz. ” “ Vatandan uzağa yelken alıyoruz.” “ Vatan burada. Benimle. Ben senin vatanınım.” Sy: 16
“Su yeryüzündeki en eski şey.” Diyordu. “Ama hiç yaşlanmıyor. Her dem taze, her dem yenilenen.” Sy: 28
Bir Türk’e asla hediye verme. Reddedemez. Ve karşılığını vermek zorunda kalır. Sy:28
Köpekler havlamazsa bir sebep aramalısınız. Bize Almanya’da böyle öğretildi. Sy: 75
Korkmaz o. Korkunuz yoksa korkacak birşey de yoktur. Sy:86
Bu işte de saygılı olacaktı, tabii. Annesi, bir kadının daha önemli konularda sözünü geçirebilmesi için küçük isteklerinde kocasına boyun eğmesini öğretmişti. Sy: 86
Soluk benizli bir İngiliz. İngilizleri iyi tanırım. Ya kabadayı ya da korkak olurlar. Ya da ikiyüzlüdürler. Sy:118
Sophia, insanlar hakkında hep gülüşlerine göre karar verirdi. Sy: 128
-Deprem İstanbul’da duyuldu mu ? “Kenar semtler sallandı, ama eski kent sapasağlam ayakta. Ama Türkler soğukkanlı değilidr, bilirsiniz. Feryat, figan büyük oldu. Dünyanın sonu geldi sandım ben.” Sy: 142
“Bize anlatacakları hoşunuza gitmeyebilir.” Dedi Thornton. “O zaman, onlardan susmalarını isterim. Sy: 147
Eskiler aşkın ve kavganın birbirinden ayrılmaz olduğunu bilirdi. Sy: 149
Hiç utanma Telemakhos. Üzül. Kederlen. Ama hiç utanma. Utanmak insanın düşmanıdır. Sy:191
Peter ACKROYD Kimdir ?
Peter Ackroyd 1949 yılında Londra'da doğdu Cambridge Üniversitesi'ni bitirdi Yale Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu Ackroyd, Spectator dergisinin yayın yönetmeni ve aynı zamanda The Times gazetesinin baş kitap eleştirmenidir Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanmaktadır İlk romanları The Great Fire of London (1982; "Büyük Londra Yangını"), Somerset Maugham Edebiyat Ödülü'nü almış olan The Last Testament of Oscar Wilde (1983; Oscar Wilde'ın Son Vasiyetnamesi, 1995), Hawksmoor (1985), Chatterton (1987)'dır Bunların dışında iki ciltlik bir şiir kitabı ve deneme kitapları da vardır Ackroyd'un romanları gibi Charles Dickens ve TS Eliot biyografileri de çok sayıda edebiyat ödülüne aday gösterilmiştir
Troya’nın Düşüşü Kitabında : Ünlü Alman arkeolog Heinrich Obermann 'ın hayatta en büyük amacı Anadolu 'nun Ege kıyılarındaki Hisarlık 'ın Homeros 'un Troya 'sı olduğunu İlyada 'da anlatılanların doğru olduğunu ispatlamaktır. "Arkeoloji bir bilim değil bir sanattır " diyen Obermann bu sanatta tam bir virtüozdur. Hatta belki de gereğinden fazla iyidir... Takıntılı içgüdüleriyle hareket eden romantik bir hayalperesttir. Onun için tek gerçek Troya 'dır. Kazılarda ona eşlik etmesi için Homeros 'u orijinalinden okuyabilen tarihe ilgi duyan bir eş arayışında karşısına bu koşulları yerine getiren genç bir Yunanlı kadın Sophia Chrysanthis çıkar.
Sophia kısa bir süre sonra kendisini kocasının yanında toprağı kazıp geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırmaya çalışırken bulur.
Eserlerinde mekân duygusu uyandırmak konusunda büyük bir usta olan Peter Ackroyd Troya 'nın Düşüşü 'nde bu şehri kanlı canlı gözlerimizin önüne getiriyor. Troya 'nın Düşüşü Obermann 'ın hayran olduğu kadim metinler gibi: hem gerçek
hem kurmaca... Kahramanların doğumlarını ve ölümlerini gerçek ve kurmaca doğru ve yalan arasındaki sınırları bulanıklaştıran hikâyeleri insanoğlunun kusurlarını hatalarını ve hatalarının üzerini örtmek için işlenen günahları anlatıyor...









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar