Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

ANIPOLİTİK

Gecen gün Fatih KANLI ile bir telefon görüşmesi yaptım. Telefonda canının sıkkın olduğunu, siyaset adı altında şahsiyetsizlik yapan insanlarla yüzleşmiş olmanın canını gerçekten sıktığını belirttikten sonra müsait olabilirsem akşam bir iki muhabbet edip edemeyeceğimizi sordu. Neden olmasın dedikten sonra akşam 20:00 da Fatih, Edirnekapı da Kariye Pembe Köşkte buluşmak üzere sözleştik. Kariye Camii karşısında ( Malesef bugün müze olarak kullanılmaktadır.) teşkilattan arkadaşlarımızın işlettiği cafeye doğru yola çıkarken Mustafa BİTİŞ ile de buluştuk.

Her zaman olduğu gibi Fatih KANLI yine geç kaldı. Mustafa ile elma-nane li nargilemizi söyleyip ikişer çay içtikten sonra saat 21:00 e yaklaşırken Fatih kardeşimde katıldı aramıza. Yan masada oturan Cübbeli Ahmet Hocamızın sohbetlerini organize eden gurupla yaptığımız sohbet sonucu; Cübbeli hocamızın içinde cekiliş ( umre hediye çekilişi de olsa) olan , para karşılığı satılan bilet vb ürünler karşılığı yapılacak çekilişle hediye verilen sohbetlere katılmadığını öğrendik. Hatta Samsunda yapacağı sohbette böyle bir ihtimal olduğu için gerekli görüşmeleri yaptılar ve "çekiliş olacaksa program iptal" sonucunu Samsun Şuurlu Öğretmenler Derneği başkanı İsmail OKUTAN abimize ilettiler. Umarım şu çekiliş işlemi iptal edilmiştir de Cübbeli hocamız Samsunlulardan mahrum kalmaz.

İçilen çaylar, yapılan muhabbetler ile siyaset ve ahvalin bol bol kunuşulduğu bir gecenin ardından hesabı ödemek adına kasaya yöneldiğimizde dikkatimi kasanın ardında olan kütüphaneye verdim. Gözlerim kütüphanede gezinirken üst raflarda bir kitaba takıldı. Uzanıp aldığım Kemal BAĞLUM tarafından  1991 basımlı Bilgi Yayınevinden çıkan Anıpolitik1945-1960 adlı kitaptı. Daha ilk sayfasından beni oku diyordu bana adeta.

Kasada bulunan kişiye "Bu kitaplar hediyelik mi? " sorusunu yöneltip, "Hayır okumalık" cevabını aldıktan sonra "Tamam ben bu kitabı okumak için aldım, okuduktan sonra getiririm" diyerek kitabı belime sıkıştırıp eve doğru yola çıktık. Yolda Fatih KANLı nın ısmarladığı dondurmayı da yedikten sonra kendisi ile vedalaşarak Esenler'de de Mustafa BİTİŞ ile ayrıldık.

Evet şimdi sizlerle bu kitaptan okumaya başladıklarımı paylaşmak istiyorum.  1945 ila 1960 yılları arasındaki siyasi gözlem ve izlenimlerini yazmış Gazeteci Kemal BAĞLUM bu kitapta. Hani unutkan bir milletiz ya işte aynen öyle, unutkan bir millet unutmasın diyeyazmış adeta. Buyrun bundan sonrasını Kemal BAĞLUM un kitabından birlikte okuyalım.

 

 * * * * * * * * * * * * * *        * * * * * * *      * * * * * * * * * * * * * *       

( İşte ilk sayfasında yaptığı özeti İşte böyle Mehmet DAĞDELEN şeyhim. Bak bu yazısında sana da sesleniyor. )

" Görülenler, konuşulanlar, duyulanlar gün gelir unutulur. oysa unutulanlar arasında tarihe ve gelecek kuşaklara ışık tutacak çok önemli bilgiler bulunabilir. Bu bilgiler yazıya döküldüğünde sonsuza kadar kalması bir yana, bizden sonra geleceklere kılavuz olur.

 Ülkemizde önemli olayların tanıklarından, eli kalem tutanlardan bildiklerini, gördüklerini, yazıya dökenlerin sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Biz millet olarak çok konuşur, az yazarız. Böyle olmamızın nedenlerinden birisi de, hiç kuşkusuz yazı yazmayı zorunlu görev saymamamızdan, ya da boş vermemizden kaynaklanır. Oysa yazmayı alışkanlık edinsek, geleceğe kim bilir neler aktarılır.

 Ben de bu amaçla üzerime düşeni yerine getirmek için, 1945-1960 yılları arasında karşılaştığım olayları yazmaya karar verdim. " Sy:5


 * * * * * * * * * * * * * *        * * * * * * *      * * * * * * * * * * * * * *     

( Adnan MENDERES le ilgili ilginç bilgiler veriyor. )   

Grup toplantı salonunun ön sıralarında oturan ve Adnan MENDERES taraflısı 70-80 milletvekili, grubu yöneten Grup Başkan Vekillerinden Antalya Milletvekili Burhanettin ONAT'tan

"Başbakan Adnan Menderes'e itimat edilip edilmediğini oya koyalım" diye, öneride bulunmuşlar. Başkan Burhanettin Onat, oylama işlemine girişmiş. Grubun büyük bir bölümü öneriye itiraz ederek, böyle saçma bir oylama yapılamayacağını, zira kabinenin tüm üyelerine itimatsızlık gösterilmesi sonucu Adnan Menderes'in de istifa etmesi gerektiği üzerinde durmuşlar. Ancak, Burhanettin Onat sonucun değişmeyeceğini dikkate aldığından gürültüler arasında oylamayı yapmış. çoğunluk, durum açıklığa kavuşmadan gelen oylamaya, ön sıraları işgal eden 70-80 kişilik Menderes taraftarları iki ellerini havaya kaldırmak suretiyle,

"Çoğunluk Başbakan Adnan Menderes'e güvenoyu verdi" deyip işin içinden çıkıvermişler. Grubu yöneten Başkan Onat da oylama sonucuna katılmış olacak ki,

"Evet çoğunluk Adnan Menderes'e güvenoyu verdi" demiş. Böylece grup, Başbakan Mendere'in dışında hükümetin üyelerine güvensizlik oyu vermesine karşın, o döneme kadar eşine rastlanmayan bir durum oluşmuş. Bu olay üzerine kürsüye gelen Menderes guruba hitaben şu talihsiz konuşmayı yapmış:

"Muhterem arkadaşlar, siz öyle bir güce sahipsiniz ki, bu gücünüzle isterseniz hilafeti, hatta padişahliği bile getirebilirsiniz."

Benim için bu sözler, kabinenin düşmesinden daha önemliydi. istanbul'u yeniden aradım. ihsan Ada'ya durumu ayrıntılı bir şekilde anlattım. İhsan Ada, su katılmadık bir Atatürkçü olmasından doğan bir hırsla, 96 puntoluk harflerden dizili başlıkla haberi şöyle veriyordu:

"Adanan menderes : Hilafeti, hatta padişahlığı getirebilirsiniz dedi."  Sy 11 

 

 * * * * * * * * * * * * * *        * * * * * * *      * * * * * * * * * * * * * *       

( Meğer 1946 da da 1950 de de İNÖNÜ milletvekili seçilememiş...  )

Kamuoyunda yeni kurulan DP ye büyük çapta bir itibar gösterilmeyeceği kanısı vardı. Çünkü daha önce Rauf Orbay'ın kurduğu partinin izlenimleri halkın bilincinden çıkmamıştı. Bu yüzden, DP , 1946 seçimlerine belirli illerde seçime girmişti. Bunun başka bir nedeni de, DP nin her ilde teşkilatını kuramamasından kaynaklanıyordu. İşin ilginç yanı, seçimlerde vatandaştan büyük ilgi görmüş olcak ki, DP 1946 seçimlerinde hiçte küçümsenmeyecek başarı gösterdi.Mecliste 60 kadar sandalye kazandı.

Hatta, sadece Ankara'dan adaylığını koyan parti genel başkanı ve Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ seçimi kazanamamıştı. Zamanın Ankara Valisi Avni Doğan'ın, bir rezaleti önlemek amacıyla, bir sandık oyunu ile İsmet İNÖNÜ'nün seçimi kazanmasını sağladığı söylenmişti.

DP bu olayı 4 yıl boyunca Mecliste ve mitinglerinde gündeme getirdi. Bunun üzerine iktidar partisi CHP, seçim yasasında bir değişiklik yaparak, parti yönetim kurulunun onayı alınmak şartı ile bazı parti ileri gelenlerinin iki yerden adaylığını koyabileceği ilkesini geliştirdi.

Bu önlemler sayesinde, 1950 seçimlerinde hem Ankara'dan, hem de Malatya'dan aday gösterilen İNÖNÜ Ankara'dan kaybetmesine karşın, Malatya'dan milletvekili seçilmişti.

Kemal BAĞLUM / Anıpolitik / Sy 15

 

 

Tevfik YAZICILAR

08 Nisan 2010

 

Devamı Var...

 

 


Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.