Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

Türkiye'de ilk radyo yayını, Eşref Şefik'in yaptığı ''Alo alo muhterem samiin! (dinleyiciler) Burası İstanbul telsiz telefonu'' anonsuyla 82 yıl önce başladı.

6 Mayıs 1927'de Sirkeci Büyük Postane'de 5 kilovat vericiyle yapılan ilk radyo yayını, henüz kimsede radyo alıcısı bulunmadığı için, her akşam postane binasının kapısının üzerine yerleştirilen hoparlör aracılığıyla duyuruldu. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1925 yılında ''Telsiz Tesisi Hakkında Kanun'' adıyla bir yasa çıkarılarak, ülke genelinde bir telsiz şebekesi kurulması öngörüldü.

Bu amaçla açılan ihale sonucu bir Fransız şirketi, telsiz şebekesi (radyo vericileri) kurma işini üstlendi. Ankara ve İstanbul'da, 1925 yılında yapımına başlanan ve 1927 yılında hizmete sokulan telsiz telgraf vericileriyle Berlin, New  York, Moskova, Tahran, Viyana, Londra gibi merkezlerle bağlantı kuruldu. Bu vericilere telsiz telefon yayını yapabilecek donanımların eklenmesiyle radyo yayınları gerçekleştirilebildi.

1930 yılında 2 bin radyo vardı

Radyoculuğun ilk yıllarında yayın, telgraf kullanımının bittiği akşamları 4-4,5 saat yapılıyordu. Söz ve müzik yayınları tiyatro sanatçıları ile ses sanatçıları tarafından canlı olarak hazırlanıp sunuluyor, Anadolu Ajansı'nın günlük bülteni de haberleri oluşturuyordu.

İlk radyo programları ise şöyleydi: ''Saat 19.00: stüdyo, musiki heyetinden şevkevsa faslı. Saat 19.30: esham ve tahvilat borsası haberleri. Saat 19.40: telsiz telefon orkestrası. Saat 20.10: zahire borsası haberleri. Saat 20.20: telsiz telefon musiki heyeti. Saat 20.50: Anadolu Ajansı haberleri. Saat 21.00: telsiz telefon orkestrası. Saat 21.30: teganni (matmazel apostol tarafından).''

Kasım 1927'de Ankara'da başlayan Ankara Radyosu'nun programı da farklı değildi: ''Saat 12.30-13.30 gramofon. Saat 18.00: riyaseticumhur filarmoni orkestrası. Saat 18.40: gramofon. Saat 19.35: viyolonsel konseri. Saat 20.10: haberler ve kapanış.''

Radyo yayınları, 10 yıllık sürenin sonunda TTTAŞ'nin radyo yayıncılığı sözleşmesi yenilenmediğinden PTT'ye devredildi. Bu arada, 1930'larda ülkedeki radyo sayısı da 2 bine ulaşmıştı. Gerçek düzenli yayın ise 28 Ekim 1938'de başlamıştı.

Öte yandan şirketin 1937 yılında PTT'ye devrinin ardından kontrol 1940 yılında Matbuat Umum Müdürlüğü'ne verildi. Bu müdürlük yeniden yapılandırma ve isim değişikliği ile 1943 yılında Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü, 1958 yılında da Basın Yayın ve Turizm Bakanlığı oldu. Daha sonra yetki, 1964 yılında yeni kurulan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'na (TRT) devredildi.

İlk yayın 1927'de başladı

Türkiye'de radyonun kuruluş çalışmaları, telsiz vericilerinin inşaatı sürerken, yapım işleri tamamlandığında yayın yapacak şirketin hazırlanması amacıyla 1926 yılında başladı. Fikrin sahibi, İleri Gazetesi sahibi Sedat Nuri (İleri) Bey idi. Sedat Nuri Bey, radyo yayınları yapabilmek için bir şirket kurmak gerektiğini düşündü ve maddi destek sağlamak amacıyla İş Bankası'nı kuran Celal Bayar ve Anadolu Ajansı yetkilileri ile görüştü. Daha sonra Ankara ve İstanbul'da kuruluş çalışmaları süren telsiz vericilerinin işletme hakkı 10 yıllığına İş Bankası, Anadolu Ajansı, Falih Rıfkı Atay, Sedat Nuri İleri ve Cemal Hüsnü Taray'ın ortaklaşa kurduğu Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi'ne (TTTAŞ) verildi. Bu şirket böylece iki istasyonu kendi ve ''Posta-Telgraf-Telefon Genel Müdürlüğü (PTT)'' adına işletti. Böylece Türkiye'de ilk radyo yayını İstanbul'da 6 Mayıs 1927'de başladı. Tamburi Cemil Bey'in oğlu Mesut Cemil spikerdi. Bu sırada ülkede 5'i yabancılara ait 7 radyo alıcısı vardı. 9 ay deneme yayınından sonra 1933'deki adliye yangını nedeniyle postaneden taşınmak zorunda kalan radyo, Beyoğlu Ambassador Hanı'na yerleşti.

 

Kaynak: milligazete


Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.