Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF
HİCRET YOLUNDA STARBUCKS'TA KAHVE MOLASI

Bir zamanlar islami camianın sahip çıktığı,şimdilerde ise Doğan grubunun amiral gemisinde köşe yazarlığı yapan Ahmet Hakan COŞKUN, Patronun sağ kolu Ertuğrul ÖZKÖK'le birlikte umreye gitti.Döner dönmez umre anılarını köşesine taşıyan
Ahmet HAKAN yine döktürdü.İşte eski imam hatip'li yazar'ın manevi hezeyanları !!!!

Umreden mahrem notlar

Bakar mısınız Allah’ın işine! Sen tut Hürriyet’e geçiş yapıp yönünü “Doğu”dan “Batı”ya çevir... Ve karşına hep, “Hadi Ahmet  Hakan, Doğu’ya gidelim” teklifi çıksın...

Sen “Hadi Ahmet Hakan... U2 konserine Zagrep’e gidiyoruz” ya da “Hadi... Madonna için Sofya’ya sefer var” tekliflerinin  hayalini kur... Ve karşına “Hadi Ahmet Hakan... Beraber umreye gidelim” teklifi çıksın... Sanırım ben istesem de esaslı bir  dönüş yapamayacağım... Çünkü “Doğu”, bir kez girdi mi adamın kanına, çaresi yok ilelebet kalır orada...

* Sekiz yıl önce gelmiştim “Kutsal Topraklar”a... Hac zamanıydı... Mekke’den Medine’ye Prof. Ahmet Davutoğlu ile yolculuk  yapmış, Medine’de iki gün geçirmiştik... 8 yıl önceye göre hem Mekke’de, hem de Medine’de büyük değişimler olmuş... Binalar daha da yükselmiş ama en azından organizasyondaki boşluklar biraz olsun telafi edilmiş.

* Bu sefer büyük bir sorumluluk duygusu ile dopdoluyum... O kadar ki kendimi “Harameyn”den, yani “Mekke ile Medine”den sorumlu gibi hissediyorum... Aklım fikrim Ertuğrul Özkök’te... “Acaba etkilenecek mi? Acaba Kabe’yi gördüğünde bir büyük inkılap geçirecek mi?” diye düşünüyorum... Ve gezinin sonunda benim çıkardığım sonuç şudur: Bir Münip Engin Noyan ya da bir Yaşar Alptekin tavrı geliştirmese de, etkilendi Ertuğrul Bey...

* Herkes bana “Ertuğrul Özkök’ün değişimi” üzerine sorular soruyor... Şöyle söyleyeyim: İlk dakikalarda “Lawrence of Arabia” havasındaydı... Aşırı emperyal ve koloniyal takılıyordu... Sonra ihrama girdi, dualar etti, tavaf yaptı, say yaptı, dünyanın en büyük iftar sofrasında siyah, beyaz, çekik gözlü insanların arasında iftar yaptı... Ve yüzüne bir nur indi...

* İslam’da “müellefe-i kulüp” diye bir tabir vardır... “Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimseler” anlamına gelir... Bu tür kimselere zekat verilir, İslam’a karşı yumuşaması sağlanır, ayrıcalık tanınır... Ertuğrul Özkök’e umre sırasında ilgi o kadar büyüktü ki, bir an “Herhalde müellefe-i kulüp muamelesi yapıyorlar” diye düşündüm...

* Mekke’deyiz... Başkalarının beş günde gezdikleri yerleri biz bir günde gezmişiz... İftar sofrasına oturduk... Ertuğrul Özkök ne yaptı dersiniz? Başarılı bir günün ardından bir şampanya açtırdı... Durun, hemen “yakaladık” diye atlamayın... Bu şampanya, Suudi Arabistan’ın alkolsüz şampanyası... Adı da hakikaten şampanya... Suudiler buna “Saudi champagne” diyorlar...

* Bizim umre seyahatimizin en enteresan olayı “Deve olayı”dır... Türk basın tarihine “Cemel Vakası” olarak geçebilecek bu olayın Serdar Turgut ya da Selahattin Duman’a en az 20 yazı yazdıracak denli çarpıcı fotoğrafları var elimizde... “Cemel Vakası”nın fotoğraflarını yayınlayalım mı, yayınlamayalım mı, gidip gidip geliyoruz... Özkök’le sürekli bunu tartışıyoruz...

Bakalım kararımız ne olacak?

(UMREDEN MAHREM NOTLAR... DEVAMI YARIN...)

Neler yazacağım?

ŞAŞKINIM. Hem de çok...

Okumuş yazmış arkadaşlarımın şu türden sorularıyla karşılaşıyorum: “Mekke modern bir şehir mi? Kâbe’ye ihramsız girmek serbest mi? Umre kaç günde yapılır? Umre ile hac arasında ne fark var? Umreden dönenlerin yaşam tarzlarını değiştirmesi gerekmiyor mu?”

Şaşkınlığımın üstesinden geldikten sonra, bu soruların iki temel sonuca işaret ettiğini düşündüm:

BİR: Her şeyi gayet iyi bilen dostlarımız, bir bilgi objesi olarak bile yaklaşma gereği duymamışlar Kutsal Topraklar’a...
İKİ: Bu zamana kadar Kutsal Topraklar’a gidenlerin hiçbiri, bu temel bilgileri tane tane anlatma gereği duymamış.

İşte bu nedenlerle...

“Peygamber’in İzinde” adlı yazı dizisinde ben daha çok “Yeni Başlayanlar İçin Mekke”, “Yeni Başlayanlar için Medine”, “Mekke ile Medine Arasındaki 8 fark” türünden başlıklara ağırlık vereceğim...Baştan söyleyeyim dedim...

Gönderilmemiş mesajlar

* Kırık kolla “Sevr mağarası”na çıkma çabası, sanırım sağlam kolla çıkma çabasından bin kat daha sevaptır.
* Ah! Yine koluma çarptılar... Müslüman kardeşlerimiz tavaf sırasında kırık kol falan dinlemeyip çarpıyorlar...
* Şeytanın taşlandığı yerdeyiz... Üç katlı, beş yollu otopark binalarını andıran yapıyı görünce Sebati kardeşimiz espriyi patlattı: Şeytan Taşlama Tesisleri...
* Safa ile Merve arasında “say” yapıyoruz. En ihlaslımız Ertuğrul Özkök...
* Burada yeni bir tat keşfettik: Taze hurma ile Arap kahvesi... Muhteşem... Bence Salomanje’nin menüsüne mutlaka eklenmeli...
* Kabe manzaralı Zemzem Tower’daki odada hep beraber “Talaal bedru aleyna...” ilahisini söylüyoruz.
* Hicret yolundaki yüzlerce Starbucks’tan birinde küçük bir mola veriyoruz... Benim tercihim “amerikano”... Ertuğrul Bey “espresso”dan şaşmıyor...
* Ertuğrul Özkök şu anda telefonda... Eşi Tansu Özkök’le konuşuyor... Aman Tanrım! Konuşmaya “Selamünaleyküm Tansu...” diye başladı...

Ahmet Hakan COŞKUN

Herhalde bu yazıyla ilgili fazla yoruma gerek yok.Kutsal topraklara gidipte dönüşte bunları yazmak ancak bu adama yakışır.



Yorumlar

İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.