MÜSİAD’dan İnşaat Sektörünün Önünü Açacak 12 Öneri İmar planı, ruhsat mevzuatı ve süreçlerin şeffaf ve anlaşılır olmaması; ruhsat ve iskan alma süreçlerinin kişilere bağımlı olması ve kişilere göre farklılık göstermesinin inşaat sektörüne büyük darbe vurduğunu söylen MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı, inşaat sektörünün önünü açacak 12 öneri açıkladı.
MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu’nun Türkiye İstişare Toplantısı, “İnşaat Sektöründe Ruhsat, Harçlar ve İskan Aşamalarında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” gündemiyle Malatya MÜSİAD Şubesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı, “Ülkemizin kalkınmasında, işsizliğin azaltılıp istihdamın arttırılmasında çok büyük payı olan inşaat sektörünün; bugün bulunduğu güçlü konumundan çok daha iyi noktalarda bulunmasının önündeki en büyük engellerden birisi ruhsat, harç ve iskan alınması aşamasında yaşanan sorunlardır” dedi.
Ülkemizdeki mevcut yapı stoğunun çok büyük bir kısmı özel mülkiyete ait yani direkt olarak inşaat ruhsatına ve iskana sahip olması zorunlu olan yapı grubundan oluşmaktadır” diyen Asmalı, “Mevcut yapı stoğunun sadece yüzde 30’luk kısmının ruhsat ve iskanı vardır. Bu olumsuz tablo, yapılarımızın gayri nizami ve uygunsuz bir şekilde yapıldığı, az miktarda bulunan ve imara uygun olarak inşa edilmiş olanların bile ekonomik, hukuki veya başkaca nedenlerle iskansız olduğu çarpıcı gerçeğini gözler önüne sermektedir” açıklamasında bulundu.
Asmalı, imar planı, ruhsat mevzuatı ve süreçlerin şeffaf olması, anlaşılır olması; ruhsat ve iskan alma süreçlerinin kişilere bağımlı olmaktan çıkarılması, kişilere göre farklılık göstermesinin engellenmesi ve tüm bu işlem sürelerinin kısaltılması MÜSİAD olarak hazırladıkları önerileri şu şekilde açıkladı:
1. İmar durumu bilgisine her vatandaş rahatlıkla ulaşabilmelidir;
İmar kanununda imar planları alenidir denmesine pratikte tam tersi bir uygulama mevcuttur.Her vatandaşın imar durumunu ilgili arsanın bilgisi girilerek internet ortamında bilgi sahibi olabilmenin yolu açılabilmelidir.
2. İmar kanunu yoruma gerek kalmayacak şekilde sadeleştirilerek yeniden düzenlenmelidir;
İmar kanununda son derece karmaşık ve yoruma açık maddeler vardır.Bunun yerine sade,günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte ve yoruma gerek bırakmayacak netlikte yeniden düzenlenmelidir.İmar durumu müktesep hak olarak kalmalı ve bu hak en az 5 yıl devam etmelidir.
3. Ruhsat başvuru evrakları azaltılmalıdır;
Çap, röperli kroki , İmar durumu , istikamet ve kot kesit alımı için ayrı ayrı müracat yapmak yerine, tek birimden tek evrak olarak alınması yeterli olmalıdır.Ayrıca Meslek odalarından proje müelliflerin sicil durum belgesini talep edilmekte ve yine proje müelliflerinin evrakları yeniden noterden tasdik edilmesi istenmektedir.Bunun gibi tekraren istenen veya istenmesi gerekli olmayan bir çok evrak azaltılabilir.Yaklaşık 55 adet tedarik edilmesi gerekli belge yer alıyor ,bunların birçoğu başka kurumlardan alınıyor ve yine birçoğu için ayrıca harç ödemesi gerekiyor.
4. Yapı denetim hizmet bedeli için gelişmişlik düzeyine göre bölgesel katsayı uygulaması ile hesaplanmalıdır;
Büyük metropollerde inşaat maliyeti ile az gelişmiş bölgelerdeki inşaat maliyeti arasında ciddi farklar oluşabilir.Ancak mevcut uygulamada ilgili bakanlığın her yıl yayınladığı yapı yaklaşık maliyetleri üzerinden hesap edilerek yapı denetim bedeli hesaplanır.Bu durumda hesaplanan yapı denetim harcı daha yüksek bir bedel olur.Bunun önüne geçmek için bölgesel katsayılar konulabilir.
5. Ruhsat ve iskan harçları çeşitlerinin azaltılması;
Bir arsa ile ilgili imar durumundan başlayıp,ruhsat almak ve işin bitiminde iskan alımı dahil 35’e yakın çeşitli adlar altında harçlar alınmaktadır. Bu harçlar birleştirilerek azaltılmalıdır..
6. Ruhsat harç hesaplarında belediyeler arası ücret dengesizliği giderilmeli ve harçlar merkezi hükümet tarafından tespit edilmelidir;
Ruhsat harçlarının belediyelere göre farklılıklar arz etmesi, ülke genelinde bürokratik bütünlük görüntüsünü bozmaktadır. Bu harçlar, resmi giderler olmakla birlikte, inşaatın toplam maliyetinin içinde önemli bir yer tutmaktadır. Öyle ki bu tutarlar bazı durumlarda yatırım tutarının içindeki oranıyla ve işin başlangıcında tam olarak belirlenememiş olması nedeniyle, yüklenici firmalar için öngörülemeyen önemli gider kalemi olmaktadır. Minimum ile maksimum rayiçler arasında beş katı kadar fark vardır ki burada tasarruf tamamen ilgili belediyeye aittir.
Belediyeler arasındaki bu ruhsat türleri ve bedellerine ait farklılığın giderilmesi için harç oranlarının belediye meclisi ve encümen kararlarının keyfiliğin önüne geçmek için merkezi hükümet tarafından yıllık olarak tespit edilip yayınlanmalıdır. Bu harçların tespiti için yapı denetimde önerilen bölgesel katsayı uygulaması yapılmalıdır.
7. Ruhsat harç hesaplarının sadeleştirilmesi ve internetten ilan edilmesi;
İşin başlangıcında yapılan maliyet hesaplarında , ruhsat ve iskan harçları yüklenici firmalar için öngörülemeyen önemli gider kalemi olmaktadır.Bunun önüne geçmek için belediyeler arasında farklılık arz eden hesap yöntemleri aynı standarda getirilmeli ve hesap yöntemi olarak daha basit bir şekilde hesap edilmeli.(makine tesisat harcı kullanılan güce göre,elektrik harçları sortiye göre hesap ediliyor.)
8. Ruhsat işlemlerinin tek merkezden koordine edilmesi ve tek bir birimden tüm işlemlerin halledilmeli;
Ruhsat evrakları arasında olan su,itfaiye,sivil savunma evraklarının ve onay işlemlerinin tek bir çatı altında toplanarak yetkinin tek merkezde toplanması gerekir.
9. Ruhsat verme işlemlerinin belli bir sürede tamamlanması gerekir;
Bu konuda Çevre ve Şehircili Bakanlığı’nın dile getirdiği gibi 2 ayda inşaat ruhsatı verilmesi süre olarak yeterlidir.Bu sürenin aşılması halinde ihmali bulunan ilgililerden tazmin hakkı getirilmesi gerekir.Aynı süreç İskan ruhsatı içinde için de geçerli olmalıdır.
10. Belediye müracaatlarında online takip sistemi ve buna bağlı birim oluşturulması gerekir.
Müracaat esnasında eksik evraklar var ise bu eksik evraklar tamamlanmadan dosya işleme konmaz.Eksik işlemler tamamlandıktan sonra diğer tüm süreçler sanal ortamda online olarak takip edilir,kurumlar arası onaylar elektronik imza ile alınır ve bu sayede ruhsat alma süreci hızlandırılabilir.
11. Ruhsat işlemlerinin özelleştirilmesi;
Ruhsat alınmasında yaşanan sorunların giderilmesi yukarıda yazılı çözüm önerileri ile giderilemez ise yapılacak tek şey tüm bu işlemlerin özelleştirilerek, özel sektör marifeti ile yaptırılması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu başlangıçta biraz aykırı bir yaklaşım gibi görünse de; eskiden devlet tarafından yapılan araç muayenelerinin artık özel sektör tarafından yapılması, bazı Avrupa ülkelerinin kendi ülkelerine gitmek için alınacak vize başvuru ve takip işlemlerini ( ilgili ülkelerin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren önemli bir husus olmasına rağmen) bile özel sektöre devretmiş olması gibi benzer kritiklikteki örnekler bu önerinin gerçekleşmesini mümkün kılabilir.
Bu husus hem belediyelerin görevini sadece denetim otoritesi ve onay Makamı görevine dönüştürecek ve bütün sorumluluğu özel sektöre yıkacak, hem de yatırımların hızlı bir şekilde başlamasının önünü açacaktır. Ayrıca özelleştirmenin oluşturacağı ilave istihdam ile ülke ekonomisine katkı sağlanacaktır.
12. İskan işlemlerinin basitleştirilmesi ;
İnşaat yapımı sırasında binlerce kalem iş yapılmakta ve bunun için ruhsat projesine uyulmaktadır.Ancak uygulama sırasında çıkan bazı zorunlu değişiklikler için ya tadilat projesi istenmekte (ki bu süreçte yeniden tekrar ruhsat alma süreci demek),yada imar verilmemektedir.Bu tip konular iskan kanununda özetlenerek daha esnek davranılabilir.İşin sonunda asbuild projeleri verilerek binanın son hali arşivlere konur.(örneğin bodrum sığınak yerinin değişmesi,cephe pencere boyutlarının değişmesi gibi)
İnşaat sektörünün ülkemizin kalkınmasına ve büyümesine katkısının artarak devam etmesi isteniyorsa; ruhsat, harçlar ve iskan aşamalarında yaşanan sorunlar görülmeli ve yukarıda açıklanan çözüm önerileri hayata geçirilmelidir” diyen Asmalı, “Yerel yönetimlerin ruhsat için müracaat edenleri belediyelerin tek gelir kapısı olarak görmemeleri gerekir. İlgili personelin keyfi tutumlarına maruz kalmak, yüksek bedelden ruhsat harçları ödemek, ayrıca ruhsat temin edilmesi için uzun ve yorucu bir süreçte yoğun uğraşılar vermek anlaşılır bir durum değildir” diyerek konuşmasını tamamladı.
MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Namık Şahin
Konuşmasına İnşaat Sektör Kurulu toplatısının Malatya’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Şahin, “Ülkemizde hızlı nüfus artışı, hızlı yapılaşmayı gerekli kılmaktadır bu nedenle, hızlı yapılaşma ile kalite sorununu aynı anda çözmek zorundadır” dedi.
“Hızlı yapılaşma ile müteahhitlik kesimini yakından ilgilendiren sorun, kalitesiz üretimin neden olduğu itibar kaybı ve imaj sorunudur” diyen Şahin, “İnşaat sektörüne girişte hiçbir asgari koşulun bulunmayışı, sektörde yaşanan imaj erezyonunun temel nedenleri başında gelmektedir. Hiçbir mesleki denetimi uygulamaksızın, her isteyen kolaylıkla müteahhit olabilmektedir ve ihalelerde kıyasıya fiyat kırma yarışı, kalitesiz yapı üretimi, depremlerde can kaybına neden olmaktadır” dedi.
Toplantının açılışında, Malatya Valisi Doç. Dr. Mehmet Ulvi Saran, Ak Parti Malatya Öznur Çalık ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır da birer konuşma yaptı.
Açılış konuşmalarının ardından, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İrfan Uzun’un konuşmacı olduğu bir panel gerçekleştirildi.









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar