Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF
Hocamın Gözlerindeki Tebessüm…

Dün ( 08/08/2010 Pazar ) güzel insanlarla birlikte Ankara’ya Balgat’a bir yolculuk yaptık. Milli Görüş Gençliğinin Hocasına yaptığı bu ziyareti fitne çıkarmak olarak düşünen geçmişini bilmeyen Milli Görüşten habersiz bir takım şubu bucu takımı bu ziyaretten çok rahatsız oldular. Halbuki bizler her yaz Erbakan Hocamızı Altınoluk da yazlığında ziyaret etmekteydik. Elbette bunu bilmeyen kendini Saadet Partili olarak addeden bir kısım şucu bucu takımı Erbakan Hocamızın bu sene mecburi olarak Balgatta olduğunu da bilmemektedir . Hamdolsun bizler Milli Görüş Gençliği olarak dün Hocamızı Balgatta ziyaret ettik.
Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF
Erbakan'dan Tarihi Uyarılar...

Milli Görüş Lideri ERBAKAN dün akşam TV 5 de canlı yayında ve bugün Milli Gazetede kongre sürecini ve Numan KURTULMUŞ'un başkanlığı döneminde meydana gelen Milli Görüşten sapmaları değerlendirdi.

2008 den bu yana Milli Görüş içersinde fitne çıkaran "numancılık oynayan guruh" a ders niteliğinde açıklamalar yapan Milli Görüş Lideri ERBAKAN birçok konuya açıklama getirdi. Sanırım bundan sonra fitneci guruh bir nebze olsun susar da Milli Görüşcüler Liderinin talimatlerını dinlemeye ve Yeniden Milli Görüş saflarında birleşmeye başlar.

Artık " numancılık oynayan " II. Yenilikci gurubun Milli Görüş üzerinden ellerini çekme ve Milli Görüşün Lideri ERBAKAN hocamıza itaat etme zamanı gelmiştir.

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF
" Genel Merkez sizi dinliyor " mu acaba ?
 
Önce İstanbul İl Başkanı görevinden azledildi, ardından İzmir, Diyarbakır, Ordu, vs... Sonuç olarak bir bir teşkilatlar feshedildi. Ne yazık ki bu feshedilen teşkilatlar hep son seçimlerde en yüksek oyları alan illerimiz. Ne yazık ki bu feshedilen teşkilatlar hep çevrelerinde "Erbakancı" diye bilinen il başkanlarımız. Malesefki "Numancı" olarak adlandırılan ve seçim bölgelerinde en az oyu alan illler ve il başkanları değiştirilmek şöyle dursun sürekli pohpohlanır hale geldi.

Daha düne kadar "Erbakan" ın gazetesi diye eleştirilen, Erbakandan başka kimsenin haberi yok diye yerden yere vurulan Milli Gazete bugün Erbakandan değil bahsetmek, katıldığı toplantılar hakkında en küçük haber yapmak isterse eleştirilir oldu. Numan Kurtulmuş haberleri ise dün Erbakana yapılan eleştirilere inat sayfa sayfa gazetede yer alırken ve gazetemiz "Numan Kurtulmuş basın bültenine" çevrilirken kimsenin sesi çıkmaz oldu.

Şimdi bir kongrenin daha arefesindeyiz. Öyle ki Taha Akyol Genel Başkanımızla yaptığı görüşme sonrası 30 Haziranda gazetesindeki köşesinde bu kongre hakkında Numan Kurtulmuş'un yorumunu “Bana Sayın Erbakan’ın hiç müdahalesi olmadı ama partimiz üzerinde bir ‘Erbakan vesayeti’ olduğuna dair kamuoyunda bir algı var. Kongremizde bu algıyı kaldıracağız. Hem söylem, hem kadro olarak!” şeklinde yansıttı.  Ne Genel Başkanımızdan nede Genel Merkezimizden bu güne kadar da bir yalanlama gelmedi bu hususta. İşte Ordu İl başkanımız Erkan TEMİZ'in de, Diyarbakır İl Başkanımız Fesih BOZAN'ın da, İstanbul İl Başkanımız Sadrettin KARADUMAN'ın da bir bir görevden alınmalarının sebebi budur.

Partimize zarar gelmemesi için, tüm parti kademeleri ile istişareler sonucu ( Erbakan hocamıza kadar ) tüm olayları aktarıp istifa eden Fesih BOZAN ve Sadrettin KARADUMAN abimiz her ne kadar görünüşte doğru yapmış olsada, asıl partimizin geleceğine zarar gelmesin diyerek tabanın sesine kulak vermeyen Genel Merkez tarafından, görevden alınan ve yapılan yeni kongrede kongre üyelerinin çoğu tarafından yeniden başkan seçilen buna rağmen Genel Merkez tarafından tekrar görevden alınan ve ardından mahkemeye başvurarak Genel Merkeze başkaldıran  Sayın Erkan TEMİZ daha doğrusunu yapmıştır gibi geliyor bana.

Bir Genel merkez tabanının sesine kulak tıkar ve Akepeleşmeye başlarsa zaman içersinde Milli Görüşe veda eder. Büyüklerimiz bilirki daha önce bizler buna benzer bir durumu yaşamış ve içimizden AKP gibi bir parçanın ayrılmasını seyretmiş durumdayız.  Daha dün Abdullah Gül, Bülent Arınç, Tayyip Erdogan gibi Milli Görüşe hizmet eden insanlar "Erbakan'a Rağmen" hareket etmeye başladığında "Erbakan hocamız bilmiyor mu", "Bakın bunlara Erbakan hocamız ses çıkarmıyor", "Erbakan hocamızın yolundan asla ayrılmazlar", .... yı Erbakan seçmedi mi ?"   terennümüne başlayanlar bugün de "Erbakan'a Rağmen" atılan bu adımlarda aynı türküleri söylüyorlar.

Bizler şunu biliyoruz; atamız son padişah Vahdettin nasıl ki Mustafa Kemal Atatürk'ü vatanı kurtarmakla görevlendirirken onun vatanı kurtarabileceğini ancak imparatorluğa verebileceği zararıda biliyorduysa bugün Prof Dr Necmettin Erbakan'da  aynı durumdadır. Zorunluluktan değil ama gereklilikten Genel Bakşan atamış ve şimdi de bu atamasının ardında durmaktadır. Açık olan durum şudur ki, atadıkları kendisini artık tanımamakta ve vesayetine son vermek istemektedir.

Sayın Erkan TEMİZ ve yönetimi gibi güzel insanlar ve yönetimleri tabanları ile dik durarak "“Hıristiyan Kulübü, İslam NATO’su, İslam dinarı” gibi Erbakan’ın eskiden de içi boş olan laflarını Kurtulmuş’tan hiçbir zaman duymadık." diyen Taha Akyol gibi yazarlara Milli Görüşcülerin bu partinin kapısından kovulsa bacasından geri gireceğini hatırlatacaklardır.

Güzel insan Nihat TOPCU'nun da mesajında yazdığı gibi "Erbakan'ı canlı yayında eleştirmek Genel Başkanımıza "mübah" ama teşkilatlardan her hangi birisleri "ben böyle düşünmüyorum" dediklerinde "haram"..." şeklini aldığı bu günlerde tarihe not düşebilen Milli Görüşcülere selam olsun.


 
----------------------------------------
 
Tevfik YAZICILAR
( Saadet Partisi İstanbul Tanıtım Komisyonundan Genel Mekezinin emri ile azledilen bir Milli Görüşcü...)
 
e-Posta Yazdır PDF

14 bin 156 Öğrenci Sıfır Çekti...

1993 yılında Şehremini Lisesinden mezun olduğumda ilk gerçekleştirilen üniversiteye giriş sınavının adı ÖSS idi. Öğrenci Seçme Sınavı yani. Ardından bu sınavı geçenler ÖYS ye hazırlanır ve bu sınav sonucunda da üniversiteye gidip gidemeyeceği belli olurdu. Öğrenci Yerleştirme Sınavı sonucuna göre herbirimiz bir üniversiteye dağılırdık. Aradan geçen yıllarda birçok farklı yöntem denendi. İki sınav tek sınava indirildi. Sınavlarda katsayılar değiştirildi. Puan hesaplamaları değişti. Sürekli birincilikler elde eden İmam Hahip Liselerinin önü kesilsin diye katsayı zulmü başlatıldı. Dönüldü dolaşıldı bu gün yine ikili sınav uygulamasına gelindi.

Devamını oku...
 
e-Posta Yazdır PDF

2010 EUROVİSİON ŞARKI YARIŞMANDA TÜRK KÜLTÜRÜ

Bir yanda İstanbul 2010 Kültür başkenti ilan edilirken diğer yanda dünyada bir kültür bozulmasına imza atmaktayız. Norveç'te gerçekleşecek olan 2010 Eurovision Şarkı yarışması Kültürümüzün yozlaşmasının en büyük örneği olarak karşımıza dikiliyor.

Önce TRT Genel Müdürlüğü 2010 Eurovision şarkı yarşmasında Türkiye'yi temsil etmesi için Manga adlı grup ile anlaştı. TRT nin bu anlaşması ile Manga Türk kültür ve dilini hiçe sayarak "We Could Be The Same",adlı ingilizce söyleyecekleri bir parça ile Eurovisiona hazırlanmaya başladı. Müzik otoriterlerinden olumlu not aldığı belirtilen parça malesef halkımıza ve kültürümüze hiç uyum sağlamayan ve Türk halkını temsil sorunu yaşayamaktadır.

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlat 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  İleri 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 > 5
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.