Çünki, ter kokuyorsunuz, kaşınıyorsunuz da… Çıkarın siz iyisi mi sahte buluşlarınızı dimağınızdan. Daha fazla mide bulandırıcı olmayın!
Bu sıcakta başka oyuncak bulamadınız mı kendinize? Niçin çekiyorsunuz sosyetik örtülülerin çilesini? Zira, sizin kulağınızı duymaz eden bone değildir,eşarp da değildir. Sizin kulağınıza su geçirgen çıplaklık su kaçırmıştır. Bu yüzden bu kadar sağırsınız gerçeklere. Louis vuitton çakmalarıyla vitrinlere bakarak anlayabileceğiniz bir şey değil bu. Hoş, öyle bir takıntınız da yokmuş ya! O zaman “Ne ayaksın sen, Ayşe Arman?”
Çıkarın şu oyuncak etttiğiniz, bazı insanlara değer olmuş, kıymet olmuş o örtüyü. Çünki sizin başınızdan kimse çekip almaz onu gittiğiniz ultra modern mekanlarda. Hiç kimse saçınızı yolarcasına başörtünüze saldırmaz, küfür etmez. Siz bunları duyamazsınız, modern şehriniz cebinizde sizin ve orda mahalleler yok, ne yazık ki… Sitelerinizde oturmuş, aşırı tükettiğiniz Hürriyetinizi, özgürlüğünü prangalara dayadıklarınızın önüne kusarsınız siz! Yunan heykelleri gibi, ipek kumaşlara sarılmış özgürlüklerinizden bir parça kesilmesine tahammülü olmayan senin gibi biri, Ayşe, kırışık dudaklarına kıpkırmızı rujlar sürmüş kokanaların iğrenti ve hakaret dolu sözlerini hiç işitmek zorunda kalmaz.
Üstünüze kusmak istiyorum Ayşe Arman. Sizin özgürlüklerinizi, yine sizin üstünüze kusmak istiyorum. Yo, hayır çekemez de değilim. Sizin gezip dolaştığınız kokuşmuş yerleri, dejenere olmuş gûya örtülüleri merak da etmiyorum. Reina beni değil, sizi çevirdi kapısından. Tenezzül meselesi değil mi? Beni devletin her kademesi geri çeviriyor, Reina ne ki? Umrunuzda mı? Ah, elbette hayır. Peki, siz benim umrumda mısınız? Ah, yine hayır.
Lütfen artık sevimli gülücüklerinizi, karnınızı ağrıtan kahkahalarınızı alın da defolun! Artık, bize ne çok eğlendiğinizi anlatmayın. Bu kadar sevimlilik midemi bulandırıyor. Şekillere kalıplara takılıp kalmış bir örtünün, bir fikirin bunu böyle görmesi öyle normal ki… Sizi anlıyorum Ayşe Arman, üstünüze kusmak istiyorum Ayşe Arman. Zira, açık havada kağıt helva üzerine içtiğiniz Alkolsüz Kokteyl’iniz midemi bulandırıyor.Tıpkı küçücük parlak fikirleriniz gibi…
Not: Kendinizi meta gibi vitrin malzemesi görmek belki sizin hoşunuza gidebilir.Ayrıca kofti kafalarınızdaki gibi seksi olmak gibi bir derdim de olmadığı gibi, on çeşit örtü de bilmiyorum. Örtünüyorum, çıkıyorum(!) Örtünmek için örtünüyorum; görünmek-görülmek için değil.
Not 2: Bu yazı, bu fikri paylaşan güzel insanlar için yazılmıştır. Eksik-tamam yaptıklarımızı,yapamadıklarımızı anlatmak için değil, moda kölesi olmaya başlamış ucubelerden farklı olduğumuzu, düşündüğümüzü -Allah rızası için- anlatmak içindi.
N.Yeşilyurt









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar
Ne yazıkki sözümona %99 u müslüman olan bir ülkenin en çok kazanan yazarıdır bu Ayşe Arman denilen kadın.
Yazıları genellikle yatak odasıyla ilgilidir.
Dubaide'ki yatağının ebatlarını anlatır, nasıl orgazm olduğunu anlatır, eşiyle mahrem ilşkilerini anlatır ve bu yazılar müslüman bir ülkenin vatandaşlarından kesilen vergilerle finanse edilen bir yayın organında yayınlanır.,
Yazılacak çok şey var ama maalesef kimler okur, kimler ders alır bilemiyorum ve umudum da yok.
Yazınızı sitemde izniniz olmadan yayınlıyorum ki bu yazıyı daha çok kişi okusun.
Saygılarımla
Ahmet Ocak
Eğitimci-Şair-Gazeteci
Berlin
www.huryorum.com