Türk SAT (!)Hernekadar ilki 12 dakika sonra mı ne(!) infilak ederek “Türk işi işte!” dedirttiyse de kendisine... Bizimdi yine de basmıştık bağrımıza... O mübarek 2A; yörüngesine oturuvermişti ya hani, keyiften dört köşe olmuştuk vesselam! Ama üstad boşuna dememiş “Zevali lezzet elemdir” diye...
Bakın! Allah sizi inandırsın, elimde bir tane balistik füzem olsa gözümü kırpmadan indiririm mel’unu aşağıya! Yahu kardeşim! Makedonya’da mı yaşıyoruz(?) Türkiye’de mi(?) belli değil. Bu ne rezillik Allahaşkına!
Sabah dükkandayım “Seda Sayan”. Oradan çıkıp, hani esnaf halet-i ruhiyesi içine girmek babında komşumu ziyaret edeyim diyorum “Esra Erol’la İzdivaç”. Hadi bir of daha derken; arkadaşımın dükkanına kadar 500 metre yürüyorum, tahmin edin ne izleniyor?
“Kral TV” ve Türkiye’nin müzik dünyasına armağanı İsmail YGKMSDE... Herneyese işte.
Tatile gelmişim, memleketin havasına bir türlü bürünemedim gitti yahu!
Ya önceleri izlenirdi şu yerli yayınlar...
Profesor Baltazar vardı bir ara, benim küçükken etrafı yıka yıka izlediğim...
Hem düşündürücüydü hem öğretici! Hırvatça iki üç kelime biliyorsam, mürşidim Baltazardır alimAllah.
Oscar ödüllü animatör Zlatko Grgic (1931 - 1988) nur içinde yatsın(!)
Bir de şimdi ki gençliğe bakın!
Birine; git bankada kredi kartına başvur desem, Allah biliyor formu dolduramaz!
Yok abi, burası Makedonya değil bizde azınlık falan değiliz(!) Değiliz çünkü o bilinçle yaşamıyoruz belli...
* * *
Bakın! Üsküp nasıldır bilmem, Ohri’den de bi haber sayılırım, diğerleri desen aynı havadis...
Ama Gostivar’ın seyri hali malesef ama malesef berbat ötesi...
Ya! Biz siyasi sisteme nasıl dahil olacağız. Bu yol ve bu istikamet ile nasıl bu ülkede var olacağız.
Şu kurmuş olduğum cümleden ve şu itiraz-ı kalbin dillenmesinden inanın tiksiniyorum artık!
Lakin devam edeceğim...
Ondan sonra yok efendim “Siyasi liderler hırsız!”, yok “Yakınlarına imtiyaz tanıyorlar.” falandı filandı...
Tanır tabi abi!
Ben de olsam ben de tanırım. Sen göm kafanı kuma, ilgilenen üç beş var zaten... Onların da garibim işi gücü yok oradan nasiplenme niyetinde.
Adam meydanı boş bulmuş, koşturacak tabi atını... Hantallaşsın mı hayvan(!)
İşgüzarlık veya çok bilmişlik yapmak değil niyetim. Hani “Hmmm nekadar da ince bir noktaya değindiniz Semih Bey, Bravoo!” Bu ne yaa! Tövbe Tövbe, böyle birşey yok(!)...
Mesele şu:
Bu asimile olmanın en ala mertebesidir. Daha da düşmana, haset çekenin kumpaslarına lüzum yoktur. Sen gözünü kaparsın, etrafında olup bitenden haberin olmaz, kendine geldiğinde ise muhtemelen Ahmet Çakar’la Hazine Avı’nı izliyor olursun...
Soru da şu olur:
-Aşağıda ki ülkelerden hangisinde Türk yoktur?
a. Makedonya Cumhuriyeti
b. F.Y.R.O.M
c. Üsküp Cumhuriyeti
d. Hepsi
e. Hiçbiri
f. Hiçbiri Değilse Ne(!):________
* * *
Bunun önüne nasıl geçeceğiz?
-İsim konusu da mesele ha(!)-
Şöyle mi: “Kaldırın abi uydu antenlerini, toplayın şu sahte Türkleri!”
Hayır! Buna imkan yok. Olsa bile inanın biz Türkler o kadar pratik bir zekaya sahibizdir ki,- zor durumlar dışında bu özellik geçerli değildir- laneti izlemenin illaki bir yolunu buluruz.
Demek ki sorun antende veya alıcıda değil. İsmail’e çatmak da acımasızlık olur.
Sorun bizde! Peki bunu düzeltmenin bir yolu varmıdır?
Hayır! Pesimist çizgilerle kendime hard core bir imaj çizmek niyetinde değilim. Doğrusu budur evelAllah...
En azından kısa vadede tahminim sıfır. Bu da Türk gücünün daha da yitirlmesi demek.
Şimdi olaya herkes kendi cihetinden bakar. Kimi sosyologtur, kimi doktor, kimi siyasetçi, kimi gazeteci...
İyi gelişmeler illaki mevcuttur. Adam kalkıp “Tamam kardeşim suyu bulandırmaya luzum yok!” yada “Okadar da değil bak biz gazete satabiliyoruz.” diyebilir. Dediğim gibi ben meslek erbabı veya herhangi bir zümreye ait olmadığım için kendimi yeni gençlik tabiri meşhuresiyle no name veya “sade vatandaş” olarak atfediyorum ve bu nokta-i nazardan olaya bakıyorum.
Gördüğüm şey ise: Türksat. Daha doğrusu gözüme batan şey Türksat.
Ne sat? Türk sat!
Ne mecaz oldu ama(!)
Semih SARICA / gencmakedonyalılar









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar