Altsayfa

Dosyalar

ÇİNGENELER BİR AVRUPA YAZGISI:    Çingeneler Avrupa'nın güzel ırklarından biridir. Gerçek Çingene görmemiş kişiler, onların fiziksel görünümlerine ilişkin bir düşünceye sahip olmak için eski yazarların verdiği imgelere bakmamalıdır.
 

RUMELİ’YE GEÇİŞ : Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi, tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı’dan önce Rumeli'ye sallarla geçip, yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar, Osmanlı'ya atfedilmiştir.

Edebiyatname

Confessions of a ShopaholicSanmanki talebi devlet ü câh etmeye geldik.  Biz aleme bir yâr için âh etmeye geldik
e-Posta Yazdır PDF

BEBELERE BALON, KÜRDLERE İNCİL

Eğer sorunlarımızı kendimiz çözemezsek gelir başkaları çözer.”

Bunu hâlâ anlamak istemeyenlere ve “Kürd (aslında demokrasi) Açılımı” kavramından nefret eden “bölünme paranoyakları”na bir gerçek olaydan bahsetmek istiyorum:

1986 Ekimi’nde Alman “Tehdîd Altındaki Halklar Cemiyeti”nin yayınladığı bir bildiride şu çarpıcı cümleyi okudum:

“Bonn’daki ‘Kürd Enstitüsü’ hâlihâzırdaki en mütecâviz Hıristiyan Fundamentalizmi’nin, yâni Alman Protestan Kilisesi’nin, bir misyon kurumudur.”

 Hem bu sert ifâde ve hem de bildirinin kaleme alınma gerekçesi ilgimi çekdi. Meğer Alman Protestan Kilisesi Kürdler için Kırmançi Lehçesi’nde bir İncil tercümesi hazırlamış. Böylece yeryüzündeki 25 milyon Kürd artık Hıristiyanların bu kutsal kitabını kendi dillerinde okuyabileceklermiş. Gülsem mi ağlasam mı karar veremedim. Bir kere o iddia edilen 25 milyondan (O sıra UNESCO 12 milyon diyordu.) hepsi Kırmançi Lehçesi’nde konuşmuyor. Daha Sorânî, Gorânî ve Zaza Lehçeleri var. Zazaca’ya Dumilî de deniliyor.  Bunlar birbirleriyle anlaşamıyorlar. Zâten Enstitü’nün yayınladığı “Kırmançi Lehçesi Grameri”nde de bu husus belirtiliyordu. Sonra tamâmı Müslüman olan Kürdlerin elinde sanki doğru dürüst bir Kur’an tercümesi vardı da İncil tercümesi kusur kalmışdı.

Konu merâkımı kabartdığı için iki tv röportajı hazırladım. Bonn’daki bu Kürd Enstitüsü tamâmen Protestan Kilisesi’nin desteğiyle kurulmuşdu ve bütün masrafları da yine Kilise tarafından karşılanıyordu. Enstitü Müdürü Dr.Yektâ Geylânî adlı Pertevniyâl Lisesi mezûnu ve sonra yurddışında tıb eğitimi görmüş bir zâtdı. Zâten bütün personel de Türkiye Kürdlerindendi. Çocuklar için de Kürdce-Almanca resimli kitabcıklar basmışlardı. “İsâ Oniki Yaşında” , “İsâ Ölümü Yeniyor” yâhut “İsâ Kudüs’de” gibi dînî kıssalar...Bu öylesine kör kör parmağım gözüne bir oyundu ki normal olarak Kürd haklarını samîmiyetle savunan “Tehdîd Altındaki Halklar Cemiyeti” bile şöyle yazmak ihtiyâcını hissetmişdi:

“İncil çevirisi daha başka halkları da boğmuş bir lüksdür. Bu riyâkârlık sonucu Güney Amerika’daki pek çok Kızılderili kavimler de kelimenin tam anlamıyla fikrî, kültürel ve çoğu kez bedenî hiçliğe, yâni ölüme sürüklenmişlerdir.”

Almanya’daki Türklerle Kürdler arasına, Türkiye’de tasavvur dahî edilemeyecek derecede nifak girmesinde Protestan Kilisesi’nin rolü büyükdür. Kanaatimce Alman Protestan Kilisesi, Almanlar arasında sür’atle kaybetdiği “cemaati”ni başka kaynaklardan ve bu arada Kürdlerden “dengeleme” çabası içindedir. Türkiye ve Türklere bakış zâviyeleri de çok olumsuzdur. Bu hususda tamâmen haksız oldukları da söylenemez ama bence insafsızlığa kaçdıkları da yalan sayılmaz.

Başbakan Bayan Angela Merkel de bir Protestan papazının kızıdır. Aslında serinkanlı bir fizikçi olan Bayan Merkel’in Türkiye’ye karşı mantık sınırlarını zorlayan tavrı belki biraz bununla da irtibatlıdır.

Netîceten eğer problemlerimizi kendimiz çözmezsek gelip (bizim yerimize!) başkaları çözer.

Kürd enstitülerimizi kendimiz açmazsak başkaları açar.

 

Yağmur ATSIZ/Star Gazetesi / 02-09-2009


Yorumlar

avatar AZAT
0
 
 
şimdi bir kürt olarak ben çanakkalede ingilizlere karşı savaştım savaştan sonra benim kulturum varlığım dilim yok sayıldı odül olarak ve işin acı tarafı çanakkalede savştığım insanlar savaştan sonra bana kucak açtı benim dilim için enstıtuler kurdu ben kendi vatanımda yaşadığımdan daha çok ingilizlerin vatanında daha ozgür yaşadım şimdi müslüman kardeşlerim soruyorum size siz olsanız hangisiyle beraber olusunuz diyeceksiniz ki bu bir oyun eğer oyunsa ılk once kim bu oyunun bir parçası oldu ?
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
URL
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 
Şuan Bu Sayfadasınız:

Sessizlik

Confessions of a Shopaholic Hayatın bir seher yeli kadar kısa olduğu anlarda gökyüzündeki kuşların çığlıkları bir başka gelir insanın kulağına. Ve sessizlik çöktüğünde gökyüzünün perçemine bir başka olur insan.

Haberler

Confessions of a Shopaholic AKP 'li Devlet Bakanı Egemen Bağış "Heybeliada Ruhban Okulunun, Türk vatandaşlarının ihtiyaçları olan hizmetleri sunabilmek için açılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

Bilgi

Sample Images
II. Dünya savaşından sonra bir ilk gerçekleşerek kadın iş gücü bu tarihe kadar görülmemiş bir şekilde günlük hayata girdi. Savaşlar nedeniyle çok büyük kayıplar veren erkek iş gücüne destek olarak kadın iş gücü hayat bulmuş oldu.

Gündem

2006 yılında hükümet FİSKOBİRLİK ile kavgaya girdi. Ardından FİSKOBİRLİK yok olunca, şimdi de yerine kurulan TMO destekleme alımı yapmayınca üretici fındık kartellerinin pençesine insafsızca teslim edilmiş oldu

En Fazla Okunanlar

Altsayfa

Confessions of a Shopaholic

Her sayfanın altında bir sır gizlidir. İster sayfanın altını karıştırısın, ister sayfayı kapatır çıkarsın.