AĞLAYAN ADAM Türk siyasetine yeni bir akım getiren Başbakan yardımcısı Bülent Arınç haklı olarak “Ağlayan Adam” ünvanını bileğinin, pardon gözlerinin yaşları sayesinde aldı.
Yeni bir akım dedik. Hep “Düşünen adam” olmayacak ya!
Yeni bir akım dedik. Hep “Düşünen adam” olmayacak ya!
Artı düşünmeye ne gerek “ağla civanım ağla.” Kolay ve kazançlı bir davranış!
Birde derler ki ağlayanın ömrü uzun olur. Ne kadar çok ağlarsan siyasette ömrün o kadar uzun olacakmış, eskiler öyle diyor!
Arınç bu tekniği kendisi bulmuş değil. Birilerinden esinlenmiştir! İyi bir yöntem olduğu kanaatine vardıktan sonra “Ağlayan Adam!” olmaya karar veriyor. Amacına da ulaşıyor.
İnsan neden ağlar? Ağlamak güçlü olmanın mı yoksa zayıf olmanın mı göstergesidir?
Ağlama konusunda kadınlar erkeklerden çok öndeler.
Belki de kadınların erkeklerden uzun yaşamasının bir nedenidir bu.
“Gözyaşlarınızı içeriye atmayın. Utanmayın ağlayın, hatta hıçkıra hıçkıra ağlayın. Ağlamak ayıp değil. Tıpkı gülmek gibi vücudumuzun ihtiyaç duyduğu biyolojik bir olaydır. Onun için ağlayın, rahatlayın.” Bunu kimler söylüyor? Sağlık uzmanları…
Bülent Arınç da bunu yapıyor. Ağlıyor, ağlıyor…
Ne için ağladığınız önemli tabii!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ağlıyor. “Civanım ne hale geldi” diyor.
Bakıyorum, Sayın Başbakan Turp gibi sapa sağlam. Sesi gür çıkıyor, her yerde esiyor. Kaç kişiye tek başına meydan okuyor!
O zaman Arınç neden böyle diyor?
Sayın Başbakanın maddi sorunları yok. Bir eli Amerika’da bir eli Katar’da. Her yerde sözü geçiyor. Gittiği her ülkede ayakta karşılanıyor. AB ve ABD tarafından çok seviliyor.
Babasının kayığı vardı, oğlunun gemisi var,
Kolay kolay hiç kimseye nasip olmayacak bir rekorla da tarihe geçti.% 47 oy aldı.
Ee, daha ne olsun Sayın Arınç, daha ne olsun!
“Başbakana ağlıyorum,” deyip kendin için ağlıyor olmayasın!
Ağlamak doğuştan itibaren bizimle gelen genlerimizde yer alan bir ihtiyaç duyulduğunda o ihtiyaç yerine gelmediği takdirde ortaya çıkan bir davranış biçimidir.
Ağlamak ile ilgili birçok atasözümüz meşhurdur.
En ünlüsü ise “Ağlamayan bebeğe süt vermezler!”
“Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar!”
Bir zamanlar Sayın Arınç, tıpkı Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan gibi Erbakan içinde ağlamamış mıydı? Elini, eteğini öpmemiş miydi?
Şevket Kazan yine aynı duygular içerisinde samimi olduğunu gösterdi,
Erbakan’dan ayrılmadı.
Arınç ayrıldı, gitti. Aynı şeyi şimdi Başbakana yapıyor!
Ama eğer atasözleri doğruyu söylüyorsa
Bülent Arınç yalan ağlıyor!
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu düşünüp ağlasa gerçekten oturur bende onunla ağlarım. Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin dediği gibi;
“Delikanlım, civanım ne hale geldi” diye ağlayacağına otur da Türkiye ne hale geldi diye ağlasana!”
Doğru söze ne demeli?
Geçenlerde bir dostumuzla sohbet ediyorum. Kendisi uzaktan olsa da akrabam olur. Kızı Kur’an kursu öğreticiliği sınavına giriyor. Yazılıdan Türkiye’nin en yüksek oylarından birini alıyor. 93 puan alıyor.. Ancak bu kızımıza sözlüden 55 veriliyor. Yazılıdan 93 alan biri sözlüden nasıl 55 alıyor? Sözlü sınavında not neye göre veriliyor? Sonuç itibarı ile işe alınmıyor. Allah aşkına bu nasıl bir iştir? Allah yolunda insanları yetiştirecek, bilgilendirecek son derece bilgili birini eliyorsunuz. Bülent Arınç oturup buna ağlasa ya!
Hak yolunda bile haksızlık oluyorsa işte buna ağlanır!
Okullarına eski, yarısı kopmuş ayakkabıları ile giden yarı aç yarı tok çocuklarımız için ağlanır!
Başörtülü -başörtüsüz diye ikiye ayrılmış, her türlü çileyi çeken, töre cinayeti ile öldürülen, dövülen, sövülen, üstüne kumalar getirilen, ezilen kızlarımız, kadınlarımız için ağlanır!
1992 yılından beri Yukarı Karabağ’ı işgal altında tutan Azeri kardeşlerimizi korkunç şekilde, öldüren, bir milyon Azeri Türk’ünü mülteci yapan Ermenistan’ın Türkiye’ye dayılanmasına ağlanır!
50 yıldır “alacağız, alacağız!” diye kapıda bekletilen, her fırsatta hakaret edilen, Türkiye’nin parçalanması için her gün farklı farklı isteklerde bulunan, köpeğe bile vize uygulamayan ama söz konusu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olduğunda yani “Türk” kimliği olduğunda en terbiyesiz, en aşağılayıcı belgeler isteyen AB’nin yaptıkları için ağlanır!
Ülkenin IMF insafında yönetilmesine ağlanır!
Yoksulluğun altında inim inim inleyen halk için feryat figan ağlanır!
Açlıktan bir deri bir kemik kalmış, sahipsizlikten öldüğü sonradan anlaşılmış bu ülkenin gerçek sahibi olan o gazimiz için ağlanır!
Özelleştirme furyası sonucu halkın bütün değerleri yabancıların eline geçmesine ağlanır!
Milyonlarca işsiz gencimizin en güzel çağlarının verimsiz olarak geçmesine, yaşlanmasına, atıl kalmasına ağlanır!
Sayın Bülent Arınç;
Ağlayacaksan anam gibi ağla!
Öyle yalandan dolandan salya sümük bu halk yemiyor.
Allah’a şükür “Enginin, cavının” gayet sağlıklı… Para derdi yok, gelecek derdi yok, bugün siyasetten ayrılsa bile yedi sülalesine yetecek kadar “namı, şanı” var.
Artvinli bir dede Arınç’ı ağlarken televizyondan izliyor. Orada oturanlara şunu söylüyor;
Ola ağnasam ki ha bu naya ağlıye! Bena mi, kendina mi?
ARTVİN’CE KALIN-ARETVİN’DE KALIN
Sami ÖZÇELİK / Artvinin Sesi









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar