
Erbakan’ın vesayetine son
SAADET Partisi lideri Numan Kurtulmuş partisinin yaklaşan kongresi için medyaya ziyaretler yapıyor. Milliyet‘e de geldi. Sorular sorduk, görüşlerini anlattı. Flaş cümlesi şu:
“Bana Sayın Erbakan’ın hiç müdahalesi olmadı ama partimiz üzerinde bir ‘Erbakan vesayeti’ olduğuna dair kamuoyunda bir algı var. Kongremizde bu algıyı kaldıracağız. Hem söylem, hem kadro olarak!”
Kendisini tebrik ettim; çünkü yenilenmek iyidir!
AK Parti, Erbakan’ın gölgesinde kalsaydı büyür müydü? Aksine, Erbakan’a başkaldırıp yenilenerek büyüdü.
MHP’nin de oyları rahmetli Türkeş’ten sonra arttı; Bahçeli’nin aldığı oylar, daima daha yüksek oldu.
Aynı şekilde CHP de 1930’ların, 1950’lerin söylemiyle gelişememiş, 1970’lerde yeni bir lider ve yeni bir söylemle gelişmişti.
Bugün CHP’deki hareketlenmenin de sebebi yeni lideri ve onun yeni söylemidir.
Yeni söylem
Dünya değişiyor, eski zamanlarda oluşmuş siyasi söylemler bugünün sorunlarına uymuyor. Hâlâ 1970’lerin ideoloji dünyasında yaşayan Erbakan’ın partiden gölgesini çekmesinin zamanı çoktan gelmişti zaten.
SP’nin ufku daha bir genişler...
Bunun işaretlerini Numan Kurtulmuş’un konuşmalarında görüyoruz...
1930’larda maalesef ülkemizden ayrılıp Şam’a yerleşen Süryani Patrikliği’nin yeniden Mardin’e davet edilmesini sordum, “Çok iyi olur” diye cevap verdi.
Sorularımız üzerine Batı sermayesine karşı olmadığını, her türlü sermayeyi çekmek gerektiğini ama “spekülatif değil, üretici ve yatırımcı sermayeyi çekmek gerektiğini” anlattı.
SP tabanına hitaben “Allah insanın sakalına, bıyığına, dış görünüşüne değil, kalbine ve zihnine bakar; iyi insan mısın, kalbinde adalet ve sevgi var mı?..” tarzında konuşmalar yapıyor ki dayandığı taban açısından bunlar önemli açılımlardır.
“Hıristiyan Kulübü, İslam NATO’su, İslam dinarı” gibi Erbakan’ın eskiden de içi boş olan laflarını Kurtulmuş’tan hiçbir zaman duymadık.
Kılıçdaroğlu hakkında
Kurtulmuş, Erdoğan’ın konuşmalarını çok sert ve öfkeli buluyor, “Muhafazakâr taban bu kadar öfkeyi sevmez” diyor.
Kılıçdaroğlu hakkında ise görüşü şöyle:
“Ergenekon’un avukatlığını bırakıp halkın avukatı olma gibi söylemlerini beğeniyorum. ‘Cumhuriyet tehlikede çünkü 6 milyon işsiz var’ diyor, bu da güzel.
Cumhuriyet tehlikedeyse bu irticadan falan değil. CHP için yeni ve bizim de olumlu bulduğumuz bir söylem. Böyle giderse varoşlarda bir ölçüde etkili olabilir.”
Koalisyon işareti mi?
Kurtulmuş, “Anahtar parti olacağız, kimseye kapımızı kapatmayız” diyor.
SP liderine göre, “cemaatler”in gücü çok abartılıyor, “Yerel olanlar dahil toplam oyları taş çatlasa yüzde 7-8’i geçmez, zaten toplu hareket etmezler.”
Kurtulmuş, Gülen cemaati ile AKP arasında bazı görüş farklarının oluştuğunu, ama bir kopuş olmayacağını düşünüyor.
Yargı konusu
Anayasa Mahkemesi’nden nasıl bir karar bekliyor? Şöyle:
“Şekil dışında inceleme yapamaz. Davayı reddetmesi gerekir diye düşünüyoruz. İptale gitmesi hem hukuken hem siyaseten yanlış olur; AKP’nin de oylarını arttırır.”
Söz yargıdan açılmışken, SP İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan anlatıyor:
“Biz İSKİ zammını iptal ettirmek için yürütmeyi durdurma istemiyle dava açtık, sekiz ay oldu, yargıdan çıt yok! CHP ise metrobüs zammının iptali için yargıdan bir haftada karar alıverdi!
Benim görüşüm: Davayı kim açarsa açsın kamu hizmetlerinin fiyatına yargının müdahale etmesi yanlıştır, yetki aşımıdır.
Sayın Numan Kurtulmuş eski dostumdur, yakından tanırım. Temiz, dengeli bir insan, birikimli bir akademisyendir. Hâlâ katılmadığım görüşleri var; “vesayet”i sona erdirme ve yeni söylem geliştirme konusundaki tavrını çok isabetli buluyorum.
Siyasi hayatımızda her kesim için yenilenme ve daha kapsayıcı, daha realist söylemler geliştirme Türkiye için yararlıdır. İdeoloji kavgalarından az mı çektik?!
Taha Akyol /30 Haziran 2010









AKP 'li Devlet Bakanı 

Yorumlar
Müslüman demek; İslam dinine mensub, İslam inancına göre yaşayan ve bunun gerei olarak ise Allah'ın emirlerin i yerine getirmeye ve yasaklarından kaçınmaya riayet eden kimselerdir.
Allah emir ve yasaklarını Kur'an ve Resulü aracılığı ile bildirmiştir.
Bir Müslüman aldığı her kararda sırası ile Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas süzgeci ve sırası ile Allah'ın Rızasına "en uygun" olana göre karar verir ve uygular..
Dinimizde "biat" da bu emir ve uyulması gereken hususlardan biridir, hatta İmamet ve Biat konuları Müslüman birlik ve beraberliği için en önemli hususlardan ve taviz verlmemesi gereken bir "kırmızı çizgi"lerden birisidir...
İçinde yaşadığımız hasas günlerde "biat" nedir ve ne değildir hususlarının her "ben Müslümanım" diyen kimseler tarafından incelenmesi, kme biat edilir ve biat ne zaman düşer, biat edilen kişi biat edinilme özelliklerini nasıl kaybeder ve en önemlisi biat edilen kişi hala bu vasıfları üzerinde taşır iken bir başkası biadı üzerine zorla yada hile ile almaya çalışırsa bu durumda ne olur gibi durumları;
Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas sıralama ve süzgeci ile inceleyip, Mezhep imamlarımızın bu konu hakkında ki fetvalarını ve tarihte yaşanan olayları okuyup arkasından tefekkür edip, nihayetinde ise Allah'ın rızasına en uygun şekilde amel etmesi, belkide kendisi ve toplumu için bu günlerde yapacağı en önemli görevdir.....